Posts Tagged ‘pasta

02
Dec
10

Sinirli insanların karşı konulmaz cazibesi

İlk drama yazım vatana millete hayırlı olsun. Drama yazmaya hiç niyetim yoktu aslında ama “Pasta”yı o kadar çok beğendim ki yazıp rahatlamam lazım. Çok fazla drama izlemiş olduğumu söyleyemem ama izlediklerim içinde bence pasta en iyisiydi. Madem bu ilk drama yazısı öyleyse önce drama izlemenin güzelliklerinden bahsedelim.

Benim drama konusunda tedarikçim Pınar’dır. Bir nevi torbacı gibi bana bir sürü drama verip sonra uyuşup kalmama neden oluyor. Evet bağımlılık yapması ve zaman alması açısından kötü bir şey drama ama dramasını izlediğiniz ülkenin dilini ve kültürünü tanımak açısından çok faydalı. Sanırım bir dili ilk defa duymaya başladığımızda o dili gerçek anlamda işitemiyoruz, sesler birbirine karışıyor ve sadece ön plandaki bir kaç sesi algılıyoruz. İlk Kore filmlerini izlediğimde “bu nasıl bir dil” diye düşünmüştüm “hep aynı sesler var ve Çinceye benziyor.” Şimdi nasıl bu kadar yanlış duyabildiğime hayret ediyorum. Aslında gayet Japonca’ya benziyor. Biraz drama izledikten sonra sesleri, kelimeleri ve ünlemleri ayıt etmeye başladım ve geçmiş zaman çekimlerinin neredeyse Japoncayla aynı olduğunu fark ettim. Artık Çince’nin de benzediğini sandığım şeye benzediğinden emin değilim. Uzun süre Çince bir şeyler izlersem onun da gerçek seslerini duymaya başlarım diye düşünüyorum.

Gelelim Pasta’ya. Neden bu kadar güzel? Bence en büyük avantajı yemek içerikli olması. Yemek programı izlemeyi herkes sever bu yüzden dizideki İtalyan mutfağına dair teknikler de zevkle izleniyor. Hatta oldukça eğitici bir dizi, makarna yapımına dair yararlı ipuçları kapmak mümkün. İtalyan mutfaklarında bu kadar ilginç ve akıllıca tasarlanmış bir işleyişin olduğu hiç aklıma gelmezdi, aşçılığın bu kadar zor bir meslek olduğu da. Eğer dizideki şunu koydum şöyle oldu, sütün sıcaklığını şu derecede tuttum tadı böyle oldu gibi sırlar uydurma değilse yemek yapmak gerçekten simya gibi iksir hazırlamak gibi bir şey. Malzemelerin seçimi, saklanma koşulları, pişirme teknikleri filan epey kimya ve fizik bilgisi gerektiriyor aslında.

Pasta’nın konusu dışında ikinci büyük güzelliği de Şef Choe Hyeon Uk rölündeki Lee Seon Gyun’un karizmanın kitabını baştan yazması. Coffee Prince’deki müzisyen ahjusshi rolünde de süperdi ama sinirli ukala şef rolü ona daha çok yakışmış sanki. Sinirli ukala şef diyince insanın aklına Nodame’den Chiaki-senpai geliyor (orkestra şefi de olsa o da şef bu da şef =P) Ama Chiaki, Şef Choe Hyeun Uk’un yanında melek gibi kalıyor. Lee Seon Gyun asabi şef karakterini mükemmel mimikler, jestler ve bir sürü küçük ayrıntıyla o kadar güzel canlandırmış ki bağırıp çağırmalarını, kelimelerin üstüne basa basa konuşmalarını, lafa YA! diye girip HA?! diye bitirmelerini izlemek çok keyifli. Bir de yüzüne yoğun ışık vuruyormuş gibi alnını kırıştırıp gözlerini kısması var, en çok o hareketini beğeniyorum. “Aptallığının şiddeti gözlerimi kamaştırıyor” anlamına geliyor sanırım bu bakış. Bir de sinirlendiğinde ellerini beline koyup, sağa sola 45 derece dönüp sonra elini alnına götürüyor. Gördüğünüz gibi çok dikkatli izledim. Atkıları ve sırt çantasına hiç girmeyeceğim, kimsenin gözünden kaçmamıştır zaten. İnsanları susturmak istediğinde sssss diye nefesini çekmesi, kaşlarını kaldırıp, ağzını büzerek küçümser bir bakışla aşçılarını süzmesi ve alınlarına pıt diye vurarak onları cezalandırması filan hep muhteşem şefimizi oluşturan ayrıntılar. En güzeli de dizideki herkesin ona özenip hareketlerini taklit etmeye başlaması.

Bu uyuz şef La Sfera’nın başına getirildiğinde mutfakta terör estirip şeflerin yarısını kovuyor, yerlerine de İtalya’da eğitim görmüş eski çömez şeflerini getiriyor. Bu yetenekli ve yakışıklı şeflerinde gelmesiyle mutfak Kore grubu ve İtalya grubu olarak kamplaşıyor. Gerisi de bitmek bilmeyen mutfak savaşları. Bu İtalya grubu şefleri dikkate değer. Hiç bu kadar bariz bir şekilde kadınlara yönelik fan-service veren bir dizi görmemiştim. Bir sahnede konudan tamamen alakasız bir şekilde İtalya grubu şeflerinden birinin loş ışık altında bateri çalışını izliyoruz, başka bir sahnede de Choe Hyeon Uk ceza olarak soyunmalarını istiyor! Bu İtalyalı şeflerden benim favorim seksi olan değil, ciddi ve sessiz olan değil, kıvırcık ve şebek olan. Bu dizi sayesinde şef kıyafetinin erkeklere ne kadar yakıştığını da öğrenmiş olduk, özellikle de uzun siyah önlük.

Advertisements



Arşiv (adeta bir zaman tüneli)

yazı kategorileri

Yeni yazılardan haberdar olmak için mail adresini gir.

Join 283 other followers

blog istatistikleri

  • 562,013 tıklama
Personal Blogs - BlogCatalog Blog Directory

şu sıralar okuduğum

RSS icten’s Recently Watched Anime from MyAnimeList.net

RSS icten’s Recently Read Manga from MyAnimeList.net

Advertisements

%d bloggers like this: