Archive for the 'shoujo' Category

06
Oct
14

Aylık Shoujo Mangakası Nozaki-kun

tumblr_nb3e3icMJt1ri0rigo2_4004 koma, yani bizde gazete köşelerinde çıkan çizgi dizilere benzeyen, 4 panelde bir hikaye ya da espriyi tamamlayan mangaların animeye uyarlanması çetrefilli bir iş sanırım. Akıcı bir şekilde animeye yansıtıldığında çok keyifli, dinlendirici, çıtır çerez animeler oluyorlar; ama zaman zaman, kesik kesik ve ağır giden kısımlar illaki oluyor. İşte o zaman espri yaptıktan sonra gergin bir şekilde gülecek miyiz diye bekleyen bir insana benziyorlar. Bilemiyorum belki de pek bir çetrefili yoktur, Azumanga ve Hetalia örneklerinde olduğu gibi ne kadar akıcılıktan uzak bir şekilde animeye aktarılmış olsalar da sevgiyle anılan, ciddi hayran kitlesi olan seriler olabiliyorlar ve genelde maliyetleri de pek yüksek değil gibi görünüyor. Ama izleyici açısından hep bir sıkıntı var, hikayeyi ne kadar beğensek de hep bir “hmm 4 koma’dan uyarlanmış galiba” dedirten bir yönleri var. …Hmm yazık keşke aslı 4 koma olmasaymış…Gekkan Shoujo Nozaki-kun

Gekkan Shoujo Nozaki-kun kesinlikle akıcılık sorunu olmayan bir uyarlama hatta bu konuda en iyi örneklerden birini oluşturuyor olabilir. Ama yine de “keşke aslı normal bir manga olsaymış” dedirtti bana. Çünkü fikir çok iyi, karakterler (çiftler de diyebiliriz) harika. Keşke 4 karede bir espriyi toparlama baskısı altında olmasa, keşke derinleşebilse, keşke romantik komedinin dibine vurabilsek çünkü inanılmaz bir potansiyel var. Bu seri ile ilgili beni üzen şey kötü olması değil, kendi türü için fazla iyi olması, bu birbirinden sevimli ve ilginç karakterler arası etkileşimleri daha derinlemesine okuyabilmek için can atıyor olmam.

nozaki-kunŞu karakterlere biraz yakından bakalım: Seriye ismini veren Nozaki-kun sınıfın uzun boylu, keskin bakışlı, ciddi, karizmatik yakışıklısı, fakat imajına hiç uymayan bir uğraşı var: aylık shoujo manga dergisinde çiziyor. Moe bir erkek karakter yaratmanın altın kuralı: her açıdan mükemmel ve ulaşılmaz görünen bir karakter oluştur ve ona saçma sapan bir yumuşak yön ver. Komik olan Nozaki’nin çok iyi bir shoujo mangakası, etrafındaki her şeyi shoujo mangasına uyarlamaya çalışan bir işkolik ve kağıt üstünde romantizmin kitabını yazan (ya da mangasını çizen) birisi olmasına rağmen gerçek hayatta ve kendisiyle ilgili olunca bu meselelere asla kafası basmayan tam bir odun, kalas hatta kereste olması. Esas kızımız Sakura’ysa tuhaf bir şekilde 90’lar shoujo mangalarından fırlamış gibi. Baş kadın karaktere bu kadar eski moda bir saç stili verilmesini ilginç buldum. Kendi shoujo hikayesinin kahramanı olmak için her şeye sahip olan Sakura çok hoşlandığı Nozaki’ye onun asistanlığını yapacak kadar yakınlaşabiliyor fakat normal bir shoujo, josei ya da yaoi’de mükemmel aşk hikayesi çıkabilecek bu durumdan bir 4 koma komedi serisinde sadece bol bol espri ve dumur olma durumları çıkıyor. Tamam komik ama her şeyin direkten dönmesi bir süre sonra acı vermeye başlıyor. Özellikle finaldeki havai fişek sahnesi insanı çıldırtacak cinstendi.gekkan shoujo nozaki-kun (2)

Nozaki ve Sakura dışında da iki enteresan çift var. Bunlardan ilki kendisi de kadın olmasına rağmen androjin görüntüsü ve prensvari tavırlarıyla genç kızların sevgilisi olan Kashima ve onu prens rollerinde oynatan üst sınıf öğrencisi ve tiyatro kulübünün başkanı Hori. Kashima’nın Hori’ye karşı gizleme ihtiyacı duymadığı bir hayranlığı, Hori’nin takdirini kazanma çabası var. Fakat kalın kafalılığı nedeniyle Hori’yi biraz yoruyor. Kashima Hori’ye aşık olduğunun farkında mı yoksa bunu sempaisine karşı doğal bir hayranlık olarak mı görüyor tam anlayamadım. Bir diğer aşırı yetenekli fakat kalın kafalı ve tomboy kadın karakter de Seo. Spordaki üstün yetenekleri, hırslı ve sert kişiliğiyle okuldaki bütün spor kulüplerinin antremanlarına yardımcı olarak katılmakta ve zavallı öğrencileri epey hırpalamakta. Seo’nun sert kişiliğinden en çok nasibini alan da basketbol kulübünden alt sınıf öğrencisi Wakamatsu. Seo nedense Wakamatsu’ya karşı özel bir ilgi duymakta. Wakamatsu ise Seo’nun kendisine yönelik ilgisini ve kendisini bir yerlere davet etmesini nefret, zorbalık ve meydan okuma olarak yorumlamakta. Seo’nun kendisini soktuğu stres nedeniyle uykusuzluk sorunu çeken Wakamatsu müzik kulübünde şarkı söyleyen Lorelai’ın sesiyle huzur bulup uyuyabilmekte fakat hayranı olduğu Lorelai’ın Seo’nun ta kendisi olduğundan haberi yok. Bu ayrıntı çok hoşuma gidiyor Wakamatsu’yu strese sokan da sinirlerini yatıştıran da yine Seo.

tumblr_inline_nauinyOS4W1s3dkt7Bir de Nozaki’nin yakın arkadaşı ve mangasının baş karakterine ilham veren Mikorin var. Mikorin de çok ilginç ve tezatlar içeren bir karakter. Kızlar arasında popüler ve ilgiye, övgüye bayılan biri olmasına rağmen aynı zamanda çok kolay utanıyor ve yine de söyler söylemez utanıp pişman olacağı çapkın replikler fırlatmaktan kendini alamıyor. Bir shoujo mangasının esas oğlanına yakışacak repliklerine karşın Nozaki’nin Mikorin’i mangasının esas kızı olarak çiziyor olması da başka bir tezatlık. Zaten sanırım Nozaki’nin mangasına genelde kadınlar erkek karakter, erkekler kadın karakter olarak yansıyor. Bu seriyi sevmemin nedenlerinden biri de zaten cinsiyet rollerini çatırdatan bir tarafı olması.

Gekkan Shoujo Nozaki-kun gerçekten çok komik ve çok sevimli. Bu konuda komedi serilerinden çok fazla şey beklememek gerektiğini biliyorum ama yine de çizimleri bir miktar daha özenli olabilirmiş diyorum. Özellikle ilk bölümlerde Nozaki ve Mikorin’in suratları çok boş gözleri çok yukarda görünüyordu bana, ilerleyen bölümlerde ya düzelttiler ya gözüm alıştı, bilmiyorum. Onun dışında gönül rahatlığıyla tavsiye edeceğim bir minik seri.

10
Oct
09

Kimi ni todoke başladı!

kiminitodoke1_500Bir şeyler yazmadan önce animenin ikinci bölümünün de çıkmasını beklemem daha doğru olurdu sanırım ama dayanamadım. Kimi ni todoke’nin (Reaching you) mangasını seviyordum bu yüzden animenin başlamasını da sabırsızlıkla bekliyordum. Mangasının zaten iyi bir hayran kitlesi vardı animesi de shoujo severleri tatmin edecek gibi görünüyor.

Aslında çok sıradan bir konusu var: lise öğrencileri arasında geçen ve bir yığın benzeri olan romantik bir gençlik hikayesi. Sanırım hayranlarının kalbini fethetmesinin nedeni çok şirin karakterler içeriyor olması. Özellikle başkarakter Sawako okuyucuda derin bir sempati ve merhamet hissi uyandırıyor. “Kıyamam sana, üzülme :(” diye teselli etmek filan istiyorsunuz.

kimi ni todokeSawako aslında melek gibi bir kız. İnsanlara iyilik yapmak ve herkesle iyi geçinmekten başka bir isteği yok. Fakat insanlarla iletişim konusunda ciddi sorunlar yaşıyor hatta okuldaki diğer öğrencileri feci şekilde ürkütüyor. Uzun siyah saç, solgun ten, gözün üstüne düşen kahküllerle tıpkı “Halka” filmindeki Sadako’ya (Amerikan versiyonunda Samara) benzediği için ve isim benzerliğinden de yola çıkılarak kendisine Sadako lakabı veriliyor. Korkutucu imajının tek kaynağı dış görünüşü de değil, utangaç bir insan olmasına rağmen insanlarla neşeli ve gülümseyerek konuşmak için kendisini kasınca şeytani bir görüntü oluşturuyor.

kimi_ni_todokeSawako’nun insanlarla daha iyi iletişim kurma konusunda kendine örnek aldığı insan okulun en popüler çocuğu Kazehaya. Bu çocuk doğuştan genel bir takım süper sosyal yeneteklere sahip, herkesle çok rahat konuşuyor ve çevresine pozitif enerji yaydığı için herkes onun çevresine toplanıyor. Kazehaya herkese ilgi ve alaka gösteren bit tip olduğu için Sawako’nun başkaları sıkıntı çekmesin diye okuldaki bütün ayak işleri için gönüllü olduğu da gözünden kaçmamış. Bu yüzden -gerçek hayatta olacak şey değil ama- bu popüler Kazehaya bizim Sawako’dan hoşlanıyor.

SHIINAHaruhoKiminiTodoke04İlk bölümden görüldü ki anime mangayı mümkün olduğunca birebir takip edecek, ki bu da çok iyi bir şey. Yalnız animede mangadaki o şirin gülümsemeleri iyi yansıtamamışlar sanki. Sawako gülmek için kendini zorladığında korkunç görünse de içinden gelerek güldüğünde çevresine adeta ışık saçıyor. Kazehaya’nın zaten süper bir gülüşü var. Bu yüzden bu ikiliden biri güldüğünde diğeri kitleniyor (çok şirinler ^__^). Mangada çizimler çok hoş olduğundan bu “ne güzel gülüyor” düşüncesi okuyucuya da geçiyordu ama animede böyle hissedemedim. Neyse ilk bölümden bu yorumu yapmak için çok erken.

20
Sep
09

Vampire Knight

Vampire-Knight-copie-2Vampire Knight’ın konusunu açıklıyorum: Yuuki’nin kanını kim içsin. Evet konu bu. Şimdi ayrıntılara geçelim. Cross Akademisi denilen okulun yöneticisi Cross Kaien bir vampir avcısıdır. Vampirlerle insanlar arasında barışı sağlamak için okulun gece sınıfında vampirler gündüz sınıfında insanlar okutulmakta ve bunlar okul içindeki farklı yurt binalarında kalmaktadır. İnsanlarla vampirleri kaynaştırmak için kurulmuş bu sistemin aşırı kaynaşmaya yol açmak gibi bir sorunu var, çünkü vampirler çok muhteşem yaratıklar oldukları için gündüz öğrencileri vampir olduklarından haberdar olmadıkları gececilerin peşinden çığlık çığlığa koşmakta, kapılarının önünde kuyruk oluşturmaktadır. Vampirler de (safkan vampir olan liderleri Kuran Kamane’den korkmasalar) gündüz öğrencilerini tenhada kıstırmak konusunda çok isteklidir. Aslına bakarsanız tam da Kaien gerizekalısından beklenecek türde saçma ötesi bir sistem. Sen hem birlikte yaşasınlar diye insanlarla vampirleri aynı okula koy hem de birbirlerine karşı doğal bir çekim duyan bu iki tür arasındaki iletişimi kesmek için elinden geleni yap.

Vampire Knight - 03 - Large 28Kurtlarla kuzuların bir araya koyulduğu (ve kuzuların kurtlara aşık olduğu) bu okulda düzeni sağlamak da okul yöneticisinin üvey çocukları Yuuki ve Zero’ya düşüyor. Yuuki çocukluğunda uğradığı bir vampir saldırısından vampir öğrencilerin lideri Kuran Kaname tarafından kurtarılmış ve ona karşı müthiş bir hayranlık duyuyor. Kuran Kaname de Yuuki’ye aşık gibi görünüyor. Zero’ysa vampir avcısı olan ailesinin katledildiği saldırıda bir safkan vampir tarafından ısırıldığı için vampire dönüşmekte ve kana karşı dayanılmaz bir açlık duymakta. Sonunda Zero’nun Yuuki’nin kanını içmesi Kuran Kaname’nin asfalyalarını attırıyor ve Yuuki’yi vampirler tarafından paylaşılamayan kız konumuna getiriyor. Baştan söyleyeyim Kaname’ye de sempati duymakla beraber ben Zero’nun tarafındayım. Zaten Zero’ya o kadar çok kuduz muamelesi yaptılar ki, içlerim acıdı.

kaienEn beğendiğim karakter karizma düşmanı Cross Kaien. Sen ki koskoca bir vampir avcısı, koskoca bir akademi yöneticisi ve dizinin iki ana karakterinin koskoca üvey babasısın ama uzun yün hırka, şal ve gözlük kombinasyonuyla babaanne modunda dolaşmaktan geri kalmıyorsun. Tebrik ediyorum seni.

Aidou Hanabusa da dikkate değer bir karakter. Gündüz sınıfı kızlarının en beğendiği gece öğrencisi olan Aidou’ya kızlar ses benzerliğinden yararlanarak Aidou-senpai yerine İdol-senpai diyorlar. Aidou’da genç kızların idolü olmaktan çok memnun. Diğer vampirler çığlıklar atarak kendilerini selamlayan kızların arasından umursamadan geçerken Aidou adeta bir Backstreet Boys üyesi tavrıyla kızlara karşılık veriyor (yaa bizim zamanımızda backstreet boys vardı).

Görselliğin ve müziklerin çook çok iyi olduğunu belirtmeliyim. Yalnızca karakterlerin çizimleri değil okul binası ve şehrin sokakları filan da çok güzel. Her iki sezonun açılış ve kapanış müzikleriyse şahane.




Arşiv (adeta bir zaman tüneli)

yazı kategorileri

Yeni yazılardan haberdar olmak için mail adresini gir.

Join 282 other followers

blog istatistikleri

  • 522,589 tıklama
Personal Blogs - BlogCatalog Blog Directory

şu sıralar okuduğum

RSS icten’s Recently Watched Anime from MyAnimeList.net

RSS icten’s Recently Read Manga from MyAnimeList.net


%d bloggers like this: