26
Oct
14

Hayatıma Kattığım Çakma Japon Yemekleri

Kalitesiz fotoğraflar, kesin olmayan ölçüler ve tırt tarifler için kusura bakmayın, ilginç bir yazı olur diye düşündüm. Farklı mutfaklara meraklı biri olarak manga, anime ve japon dizileri nedeniyle maruz kaldığım Japon yemeklerine kayıtsız kalmam mümkün değildi. Bu postta repertuarıma kattığım 4 Japon esintili yemeği nasıl yaptığımı anlatacağım. “Esintili” diyorum çünkü bu tariflerde kendi beslenme alışkanlıklarıma göre uyarlamalar yaptım. Ayrıca et tüketmediğim için çoğu Japon yemeğinin orijinalini yiyip, tadının tam olarak nasıl olması gerektiğini bilmem mümkün değil. Japonlar Batılılara göre çok daha az et tüketen insanlar olarak bilinseler de bizdeki gibi etli yemek-sebzeli yemek ayrımı yok ve sebze ağırlıklı yemeklerin içine bile az da olsa et , et suyu, balık suyu gibi şeyler giriyor, bu da çoğu Japon yemeğini orijnal tarifine göre yapıp yiyemeyeceğim anlamına geliyor. Japon yemeklerini aslına uygun yapmayı zorlaştıran başka bir şey de sake, mirin gibi zor bulunan malzemeler kullanıyor olmaları.

ramenRamen

Herkesin çok özendiği, hazırını alıp hayal kırıklığına uğradığı ramen. Gerçi ben hazırlarını da içine ekstra sebze ve soya sosu katınca seviyorum, size de öyle denemenizi tavsiye ederim. Hatta pakette kurutulmuş karışık sebze bulursanız o da hazır ramenin yenilirliğini arttıran bir şey. Neyse ama benim burda sözünü ettiğim ev yapımı ramen ama epey tembel işi. Eğer daha fazla özenerek yapmak isterseniz çorbası için sebzeleri suda haşlayarak elde ettiğiniz sebze suyunu kullanabilirsiniz. Ama resimdeki ramende biz sıcak suya hazır sebze çeşnisi, rendelenmiş sarımsak, zencefil ve soya sosu katarak basit bir ramen çorbası yapmıştık. Tabii gerçek ramenlerde maalesef ki genelde et suyu kullanılıyor. Sebze sularımızı ramenleri yiyeceğimiz devasa kaselerimize paylaştırdık. Daha sonra ayrı bir yerde haşladığımız noodleları üstlerine ekledik. Tereyağında kekik ve pul biberle iyice kızartılmış istiridye mantarlarını, jülyen doğranmış çiğ havuç ve soya filizlerini ve sarısı yarı yarıya katılaşacak şekilde 4 dakika haşlanmış ve ortadan ikiye kesilmiş yumurtaları ramenin üstüne yerleştirdik. Acayip lezzetli bir şey oluyor. Yemesi inanılmaz keyifli. Mantarlar yemeğin yıldızı oluyor, etin yerini tutuyor ama iyi pişirdiğinizden emin olun yoksa lastik gibi oluyorlar.

Malzemeler (iki kişilik)

1 litre sıcak su + toz sebze çeşnisi ya da sebze suyu

2 ya da 3 haşlanmış yumurta

bir paket istiridye mantar

soya filizi

havuç

soya sosu

2-3 diş sarımsak rendesi

küçük bir parça zencefil rendesi

2 ya da 3 öbek noodle

10677026_753741354688112_1879990847_oOmu-raisu (omlet-pilav)

Batı yemeklerinden esinlenilmiş, adı da muhtemelen bu yüzden “engrish” bir kelime olan, daha çok cafelerde servis edilen, basit görünse de yapmaya kalkınca omlet kısmının beceri gerektirdiğini anlayacağınız om-rice…

Bu yemeğin orijinalinden iki noktada sapıyorum: birincisi tavuk kullanmamam, ikincisi de önceden haşlanmış pirinç kullanmamam. Normalde bu yemeğin pilav kısmı önceden haşlanmış pirinç diğer malzemelerle tavaya atılarak yapılıyor. Japonların pirinç haşlama makineleri ya da zaten buz dolaplarından bir önceki günden kalma haşlanmış pirinçleri bulunuyor. Bana pirinci ayrı haşlayıp tencere batırmak zor geldiği için her şeyi tek tencereye atıp pişiriyorum. Çiğ yumurtayla aranız iyi olmayabilir ama maalesef ki Japonların arası fazlasıyla iyi. Pilavın üstüne çiğ yumurta kırıp yiyen bir milletten omleti de çok pişirmesini bekleyemeyiz sanırım. Tuhaf ama om-rice’ı lezzetli yapan şey de pilavın çevresindeki omletin yumuşak, kremamsı yani bildiğiniz az pişmiş olması. İyice pişireyim derseniz pilavla kaynaşmış yumuşak bir omlet yerine pilavın üstüne serilmiş kabuk gibi bir omletle karşılaşırsınız ve pek güzel olmaz. Üzerine ketçapla desen yapılarak servis ediliyor. Ben o an  ketçap bulamadığım için resimdeki omu-raisu ketçapsız oldu ve pek güzel görünmedi. Siz ketçabı unutmayın, ketçap önemli.

3-4 kişilik

1 su bardağı pirinç

2 domates

yarım paket doğranmış mantar

1 soğan

3 diş sarımsak

2 yemek kaşığı zeytin yağı

tuz, biber, baharatlar ve maydanoz, dere otu gibi otlar

omleti için:

kişi başı 1 ya da 2 yumurta (1 yumurtadan yapacaksanız küçük bir tavanız olmalı)

omlet başına 2 yemek kaşığı krema ya da süt

Soğan, sarımsak ve mantarı tavada biraz çevirin sonra domates ve salça ekleyin. (Japonlar ketçap ekliyor ama eminim salçanın ne olduğunu biliyor olsalardı salça eklerlerdi.) domatesler biraz eriyince pirinç, tuz (diğer baharatlar) ve su ekleyip domatesli-sebzeli bir pilav elde edene kadar pişirin.

Omlete sarılı pilavların her bir porsiyonunu tavada ayrı ayrı hazırlanıyor. Önce bir kasede yumurta ve kremayı karıştırıyorsunuz. tuz koymayı da unutmayın. Sonra çok geniş olmayan düz bir tavaya (üstü pütürlü tavalarda olmaz) biraz yağ koyup kızdırın. Karıştırmak için 2 hashi (yemek çubuğunu) hazır edin, en güzel onlarla karışıyor. Omlet karışımını sıcak tavaya atıp hızlı hızlı karıştırın. Omlet hava krema kıvamında ve bütün halindeyken karıştırmayı bırakın, yani bütün karıştırma sadece bir kaç saniye sürecek. altı katılaşmış ve üstü hala yumuşak haldeyken altını kapatın ortasına bir kepçe pilav koyup, omletin kenarlarını pilava doğru yavaşça kapatın. omlet pilavı tavanın kenarına doğru kaydırın ve servis tabağına dikkatlice ters kapatın. Sonuçta pilavın altta kaldığı ve omletin her tarafı sıkıca sardığı bir badem şekli elde etmeye çalışıyorsunuz.

Kare-raisu (köri-pilav)köri pilav

Japonlar’ın Hintliler’den aşırıp kendilerine uyarladıkları bir yemek, Koreliler de yapıyor. Ben de onlardan aşırıp kendime uyarladım, pilavını Türk usulü yapıyorum. Özü itibariyle 3 basit sebzeden oluşan vejetaryen bir yemek olduğu için sanırım Japon versiyonuna en sadık kaldığım yemek bu.

3-4 kişilik:

2 soğan

2 patates

1 büyük havuç (ya da 2 küçük havuç)

1 bardak su

2 tutam pul biber (ya da daha fazla) ve tuz

1 paket köri tozu

yanına da pilav tabii ki de

Soğan, havuç ve patatesi büyük küpler halinde doğrayıp, biraz yağ ile kavurduktan sonra, sıcak su, yarım paket köri tozu, tuz ve acıya dayanabildiğiniz kadar pul biberle pişiriyorsunuz. Tabağın yarısına pilav yarısına bol sulu köri koyularak servis ediliyor. Çok basit, doyurucu ve çok lezzetli. Kışın yemeye daha uygun.

vejetaryen sushiSushi

Sushi deyince insanların aklına yosuna sarılı pirinç geliyor ama aslında bazı sushi türlerinde hiç yosun yok. Sirkeli pirinç ve çiğ balık sushiyi daha iyi tanımlıyor ama ben balık yemiyorum dolayısıyla benim de sushiden anladığım yosuna sarılı sirkeli pirinçten ibaret. Balıksız sushi mi olur diyebilirsiniz ama ben halimden memnunum. Suşi zaten benim için daha çok nori yemek için bahane.

Evde sushi yapmak istiyorsanız normalde evinizde bulunmayan bazı malzemelere yatırım yapmalısınız; bunlar pirinç sirkesi, bir paket nori (bir çeşit kurutulmuş yosun), bambu sushi sarma hasırı (amerikan servis olarak satılan ve ince bambu şeritlerden oluşan bir hasır da işinizi görür), çok çok iyi kesen büyük bir bıçak.

malzemeler

1 su bardağı pirinç (eğer sushi için özel pirinç almıyorsanız osmancık pirinç öneriliyor, baldo önerilmiyor)

pirinç sirkesi

tuz

şeker

nori yosun

kavrulmuş susam

soya sosu

salatalık mutlaka olmalı. Kullanılabilecek diğer malzemeler havuç, avokado, közlenmiş kırmızı yada sarı biber, hatta hellim peyniri.

Pirinci haşladıktan sonra soğumasını beklemeniz gerekiyor, pirinçleri ezmeden karıştırarak soğumalarına yardımcı olabilirsiniz.  Çeyrek çay bardağı pirinç sirkesi, bir tatlı kaşığı şeker ve yarım tatlı kaşığı tuzdan oluşan çözeltiyi pilava karıştırın. Sarmaya başlamadan önce parmaklarınızı ıslatmak için bir kase su hazırlayın. Normal, yani yosunu dışarıda olan bir sarma için ikiye bölünmüş yosunu pütürlü olan kısmı yukarı bakacak şekilde enlemesine bambu hasıra yerleştirin. Üstüne kasede ıslattığınız parmaklarınızla pirinç alıp üstte bir santimlik yeri boş bırakacak şekilde ince bir pirinç katmanını yosunun üstüne yayın. Alt kısma boydan boya şerit halinde malzemeleri dizdikten sonra hasır yardımıyla sushiyi sıkıca sarın. Bunu yazıyla anlatmak çok mantıklı değil nasıl yapıldığını anlamak için video izlemenizi öneririm. Eğer yosunun içeride kaldığı bir sushi istiyorsanız yosunun parlak tarafına pirinç yayıp üstüne kavrulmuş susam serptikten sonra pirinçli kısım altta kalacak şekilde ters çevirin ve yosunun üstüne malzemeleri koyup sarın. Bunu yaparken daha temiz çalışmak için hasırınızın streç filmle sarılmış olmasında fayda var. Sushileri parçalamadan, yamultmadan dilimlemek biraz zor ıslatılmış çok keskin bir bıçak kullanmanız gerekiyor.

Eğer bambu hasır almak, sushiyi sarıp kesmekle uğraşmak istemiyorsanız temaki denilen el sarması yöntemini de deneyebilirsiniz. 4’e böldüğünüz nori karelerinden birini avucunuza yerleştirip içine pirinç ve istediğiniz malzemeden koyup, külah yapıp yiyebilirsiniz. Hem böyle olunca yosun tam ıslanmadığı için biraz çıtır oluyor ve bu hali benim daha çok hoşuma gidiyor. Bu şekilde yapacaksanız pilava kavrulmuş susam da ekleyebilirsiniz.

Not: Resimdeki sushiler olması gerekenin iki katı boyutlarda, siz öyle yapmayın. Ayrıca öyle koca koca salatalık parçaları da koymayın.


6 Responses to “Hayatıma Kattığım Çakma Japon Yemekleri”


  1. 1 Eternal
    October 28, 2014 at 12:12 am

    Ramen’i ıspanak ve yeşil soğanla yapınca da güzel oluyor, mantar vb de katılabilir tabi.. Yalnız marketlerdeki noodlelar plastik gibi geliyor bana onun yerine uzun spagetti kullanmak daha güzel tat veriyor, en azından düzgün noodlelara erişilemediği zaman.. Çoğu uzakdoğu restoranında yakisoba diye bildiğimiz spagettiyi kakaladıklarını çok gördüm.

    • October 28, 2014 at 12:39 am

      ya evet benim de dışardan noodle söyleyip spagettiye benzer bir şeyle karşılaştığım oldu. noodle yerine spagetti tercih edeceğimi sanmıyorum ya, dokuları tatları çok farklı. şu 6lı öbekler halinde satılan noodlelar fena değil bence. taze soğan ve daha iyisi taze sarımsak noodleda da ramende de çok iyi oluyor.

  2. November 3, 2014 at 4:27 pm

    Wagamama’da vejeteryanlar için ramen yapıyorlar tofu, çeşitli sebzeler ve sebze suyuyla; tadı gerçekten inanılmaz, kesinlikle öneririm. İlk defa yazın yeme gafletinde bulunmuştum rameni de donuma kadar ter basmıştı sıcaktan, şimdi yemenin tam zamanı.:3

    Ellerine sağlık, sushiyi yapmaya pek cesaret edemiyordum, gaza geldim.

    • November 3, 2014 at 7:08 pm

      yemenin kıyısından döndüm diye hatırlıyorum, tadı belki güzel değildir diye. bir daha şansım olursa deneyeyim.

  3. 5 Anonymous
    April 2, 2015 at 1:30 am

    balıksız sushi niyetine kimbap yapabilirsiniz ayrıca bu yaptığınız şeyi soya sosu ve hardalı karıştırıp içine batırıp yerseniz ekstra güzel bi tat elde edersiniz ^^

    • April 2, 2015 at 12:06 pm

      ay geçen hafta kimbap da yaptım:) omlet, haşlanmış ıspanak ve kavrulmuş havuç koydum.


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


Arşiv (adeta bir zaman tüneli)

yazı kategorileri

Yeni yazılardan haberdar olmak için mail adresini gir.

Join 263 other followers

blog istatistikleri

  • 489,823 tıklama
Personal Blogs - BlogCatalog Blog Directory

şu sıralar okuduğum

RSS icten’s Recently Watched Anime from MyAnimeList.net

RSS icten’s Recently Read Manga from MyAnimeList.net


%d bloggers like this: