19
Jan
14

Frozen: Eleştirmeye de övmeye de doyum olmayan bir Disney filmi daha

Disney-Frozen-Poster-2013-560x800Frozen büyük merakla beklediğim bir filmdi çünkü çok ilginç ve eğlenceli bulduğum tartışmalar ve eleştiriler daha yapım aşamasında başlamıştı. Önce “Yine mi Avrupalı prensesler? Zaten gereğinden fazla beyaz prenses var” dediler.  Sonra Anna ve Elsa’nın Rapunzel’e tıpatıp benzediği farkedildi. Disney’e toz kondurmamaya kararlı bazı insanlar “ama bakın şunun burnu biraz daha kalkık, şunun gözü biraz daha şöyle” diyerek farklılığı kanıtlamaya çalıştıysa da olmadı. Geleneksel teknikle yapılan animasyonlarda birbirinden çok farklı çizilebilen Disney prensesleri son animasyonlarda birbirinin aynısı olmaya başlamıştı ve kızları dev gözlü minik ağız, burunlu çizmekte ısrar ettikleri sürece aynı olmaya devam edecekler gibi görünüyor.tumblr_mzfzelgLmL1r8p301o1_400

Düzgün bir prenses filmi bekleyenleri yeterince sinirlendirmediklerine inanmış olacaklar ki bir de animasyon ekibinin başı Lino DiSalvo kızların niye birbirlerine benzediğini açıklamaya çalışırken rahatsız edici laflar etti. DiSalvo’ya göre kadın karakterleri çizmek çok zormuş çünkü çok farklı duygular ifade etmeleri ve bunu yaparken güzel gözükmeye devam etmeleri gerekiyormuş. Erkek karakterler ara sıra aptal ve çirkin görünebilirken kadın karakterlerin çirkinleşmesi neden kabul edilemez? Ya da farklı yüz hatlarına sahip yakışıklı erkek karakterler yapabiliyorsunuz da güzel kadın karakter deyince aklınıza tek bir surat mı geliyor? gibi bir sürü soruyu akla getiren ve içinizde kafanızı duvara vurma isteği uyandıran bu açıklamadan sonra eleştiriler aldı yürüdü. Ama film kesinlikle kara listeye alınmadı sonuçta iki kızkardeşin hikayesini anlatan, başında kadın bir yönetmenin olduğu bir çizgi filmdi ve olumlu bir gelişme olarak kabul edildi. Öte yandan bu nokta, bazı beyaz kadınlar tarafından neden filmde başka renkten insanların yer almadığına dair eleştirileri bastırmak için kullanıldı ve burdan da patlamış mısır yerken takip etmelik bir beyaz feminizm tartışması çıktı.

Filmi izlerken benim de dikkatimi çekti, yabancı ülkelerden gelen onca konuk arasında biraz daha etnik çeşitlilik sağlansa hoş olmaz mıydı? Ama ırkçıklıkla ilgili asıl tartışmalar Saami kültürü üzerinde kopmuş. Benim Frozen sayesinde yeni haberdar olduğum Saamiler Kuzey Avrupa’da yaşayan bir halk, Kristoff ve filmin başından buz kıran adamlar Saami, açılış şarkısı da Saami ezgileri içeriyormuş. Kimi Saamiler filmde kültürlerinin karikatürize edildiğini ve kötü kullanıldığını düşünmüşler. Bir de Saamilerin “beyazlaştırıldığı” yönünde eleştiriler gelmiş. Anladığım kadarıyla Saamiler epey karışık bir halk ve içlerinde son derece beyaz insanlar da var ama yine de Kristoff biraz çekik gözlü olsa fena olmazmış.kristoff frozen

Bir de 2013 yılında neden hala gürbüz, sağlıklı prensesler izleme şansına sahip olamadığımız meselesi var. Tamam Disney prensleri de idealize edilmiş erkek vücutlarını yansıtıyorlar ama en azından biraz daha gerçekçi ve sağlıklı görünüyorlar. Prenseslerin vücutlarındaki aşırılık ve orantısızlık -cinsiyetçiliği geçtim- can sıkıcı olmaya başladı.

Filmde hoşuma gitmeyen başka bir nokta da Anna ve Elsa’nın annesinin çok geri planda kalması. Filmden sonra Kral’ın yüzünü çok net hatırlayabildiğimi (cidden karakteristik bir suratı vardı) ama Kraliçe’nin neye benzediğini hatırlayamadığımı fark ettim, o kadar silikti. İnternetten bakınca Kraliçe’nin Anna ve Elsa’yla aynı surata sahip olduğunu gördüm. Cidden başka kadın suratı yapamıyor musunuz? Kral’ın cümlelerinin bir kısmı Kraliçe’ye verilebilirdi ama kadına kendine ait bir surat vermeyi bile çok görmüşler.

Yine de tüm bu haklı eleştirilere rağmen Frozen’a bayıldığımı itiraf etmeliyim. Şimdilik sadece sinemada dublajlı izledim, orijinal sesinde izlersem daha da zevk alacağıma eminim çünkü şarkılar çok güzeldi. Aslında animasyon konusunda biraz geri kafalıyım, bilgisayarda oluşturulmuş animasyonları sevmiyorum, hatta cidden çirkin ve zevksiz bulduğumu söyleyebilirim. Yine izliyorum izlemesine de, bir yandan keşke bunları normal çizimle yapsalardı diye hayıflanmadan edemiyorum. Ama Frozen gerçekten estetik bulduğum, vay be ne güzel yapmışlar dediğim ilk CG animasyon oldu sanırım.

Elsa karakterini çok seveceğimi düşünüyordum ve beklediğimden daha da çok sevdim. Elsa anksiyete bozukluğu olan bir prenses olarak yorumlanabilir. Kimileriyse farklılığını saklaması ve duyduğu endişeler nedeniyle queer bir prenses olarak yorumlanabileceğini düşünmüş. İzlerken Elsa’nın endişelerini gerçekten içimde hissettim. Elsa’nın bu kadar sempati uyandırabilen bir karakter olması filmin en başarılı olduğu noktalardan biriydi bence. Çok güzel metaforlar vardı: kendini buzdan sarayına hapsetmesi, kardeşini kovduktan sonra sarayın duvarlarının kalınlaşıp dikenli bir hal alması, kardeşinin kalbine soğukluk sokması… Anna’ya ise biraz gıcık olmayı bekliyordum ama öyle olmadı. Onun hisleri de son derece anlaşılırdı ve onun için de üzüldüm. Filmin başlarında iki kızkardeşin ilişkisi bazı yerlerde beni biraz duygulandırdı. Hatta galiba filmin ilk yarısını ikinci yarısına göre daha çok sevdim.FROZEN

Kristoff’u cidden çok sevdim. Özellikle karla kaplı bir şekilde dükkandan içeri girdiğinde çok sevimliydi. Üstüne yapışmış karlar da çok güzel yapılmış bu arada. Dükkan sahibine de çok güldüm. İngilizcesinde nasıldı bilmiyorum ama Türkçe dublajda aksanı harikaydı. Kardanadam Olaf’tan ise beklediğim kadar nefret etmedim, o kadar da kötü değilmiş yani. En çekilmez olduğu noktalarda da sinema salonundaki bütün çocuklar güldü. Bu nihayetinde bir çocuk filmi olduğuna göre şikayet etmeye hakkım yok.

Filmin sonunda -burası spoiler- Anna’nın Kristoff tarafından kurtarılmak yerine hem kendini hem ablasını kurtarması harika olmuş. İlk gördükleri erkeğe aşık olup evlenen eski prenseslere ayar verilmesi ve filmin düğünle bitmemesi de güzel hareketler. Aslına yukarıda sayılan birkaç eleştiri konusunda Disney kalın kafalılık etmekte ısrar etmese mükemmel bir çizgi film olabilirmiş.


5 Responses to “Frozen: Eleştirmeye de övmeye de doyum olmayan bir Disney filmi daha”


  1. 1 Anonymous
    March 8, 2014 at 12:50 pm

    Boş bir değerlendirme

    • March 8, 2014 at 7:00 pm

      boş bir yorum

  2. 3 hastasıyız içten-san :*
    April 15, 2014 at 6:10 pm

    içten-san yorumlarınız değerlendirmeleriniz harika :) blogunuzu zevkle takip ediyorum efendim :) enn yakın zamanda one piece’le ilgili bir yazı da bekliyoruz, sevgiler :)
    [önemli not: one piecele ilgili nasıl teorileriniz var gerçekten merak ediyorum xoxox ]

  3. 4 aninon
    July 19, 2014 at 6:07 pm

    Big Hero 6’nın fragmanına ve karakter tasarımlarına bakılırsa Disney ikidir kullanmayı alışkanlık haline getirdiği “kadın suratı”nı rafa kaldırmış, bir süreliğine de olsa. Konusu hakkında hala kesin bir fikrim olmasa da çizimlerdeki gelişme hoşuma gitti.
    Frozen sırf karakter tiplemeleri için izlemek istemediğim bir filmdi ama bu değerlendirmeden sonra bir şans vereceğim sanıyorum

    • July 20, 2014 at 2:20 pm

      hayır hayır mutlaka izle. eleştirilecek yerlerine rağmen cidden güzel. big hero 6 ise şu an aynı rapunzel suratını kullanmaya devam etmişler diye yerden yere vuruluyor. ama ben onu da izlemeyi düşünüyorum.


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


Arşiv (adeta bir zaman tüneli)

yazı kategorileri

Yeni yazılardan haberdar olmak için mail adresini gir.

Join 263 other followers

blog istatistikleri

  • 490,153 tıklama
Personal Blogs - BlogCatalog Blog Directory

şu sıralar okuduğum

RSS icten’s Recently Watched Anime from MyAnimeList.net

RSS icten’s Recently Read Manga from MyAnimeList.net


%d bloggers like this: