27
Nov
13

Maus: Naziler, fareler ve hayatta kalmak

iletisim_maus_hayatta_kalma_oykusuPulitzer ödülü kazanan ilk çizgi roman olan Maus çok ağır bir hikayeyi mümkün olduğunca hafifleterek anlatıyor fakat bu hali bile okurken insanın yüreğinin sıkışması için yeterli. Yaratıcısı Art Spiegelman’ın da karaktelerden biri olduğu Maus, Art’ın, soykırımdan sağ çıkmış bir Polonya Yahudisi olan babası Vladek’in anılarını çizgi romana aktarmak istemesiyle başlıyor. Vladek de Art’ın annesi Anja da Auschwitz’e düşüp hayatta kalmış insanlar. Zaten kitabın alt başlığı da “Hayatta kalanın öyküsü”. Anja’nın hikayesini maalesef ki çok takip edemiyoruz çünkü o onca tehlikeden sağ çıkmasına rağmen sonradan kendi canına kıymış bir kadın. Bu benim aklımın almadığı bir şey. İntiharında muhtemelen bütün ailesinin soykırımda öldürülmüş olması etkili. Anja’nın titizlikle tuttuğu anıları, notları ise intiharından sonra bir sinir harbi sırasında Vladek tarafından yakılmış, ki bu da benim aklımın almadığı bir başka şey. Vladek’in de pek kafasının yerinde olduğu söylenemez. “Hayatta kalanın öyküsü”nün bir de bu anlamı var: hayatta kalmakla hikaye bitmiyor, hayatta kalanlarda ne izler kaldığını görmek de önemli.

Hem Vladek’in hayatta kalış hikayesini hem de bu hikayenin elimizdeki çizgi romana dönüştürülüş sürecini okuyoruz. Filmi ve kamera arkasını birlikte izlemek gibi. Çizerin böyle bir yöntem seçmesi bu kitapla ilgili en ilginç bulduğum şeylerden biri oldu. Bir diğer ilginç nokta da kitaptaki tüm ırkların bir hayvan türü olarak resmedilmesi. Yahudiler fare, Almanlar kedi, Polonyalılar domuz, Fransızlar kurbağa, Amerikalılar köpek, Roman falcı kelebek, siyah Amerikalı da siyah köpek olarak resmedilmişti. Hikayeden uzaklaşılıp, Art Spiegelman’ın çizer olarak yaşadığı zorlukların anlatıldıği bazı kısımlarda hayvanların yerini hayvan maskeli insanlar alıyor. Maskeler Vladek’in hikayesinin anlatıldığı kısımlarda da sıkça kullanılıyor, kimliğini gizleyen Yahudiler domuz maskeli fareler olarak gösteriliyor.  Hayvan suretleri ile ilgili en etkileyici kısım kampa yanlışlıkla kapatıldığını aslında Yahudi değil Alman olduğunu söyleyen bir mahkumla ilgiliydi. Vladek mahkumun sık sık bu şekilde itirazda bulunduğunu söylediğinde mahkum fare olarak çiziliyor. Art acaba gerçekten Alman mıydı diye sorduğunda aynı kare arkaplanda tekrar çiziliyor; fakat bu sefer farenin yerini endişeli bir kedi suratı almış olarak.300px-Maus_volume_2_page_50_panels_3-4

Vladek anılarını anlatırken Art ve Vladek’in ilişkisine ve Vladek’in gündelik yaşamına dair ilginç şeyler görüyoruz. Art’ın, babasını çizgi romana aktarmakla ilgili endişelerini açıklarken ile getirdiği gibi, Vladek tam da fıkralardaki cimri Yahudiler gibi davranıyor. Varlıklı bir adam olmasına rağmen yerde tel bulup, ben bunu kullanırım diye alıyor, yarısı yenilmiş yiyecekleri, bunları kimse yemez, ziyan olmasın diye markete iade etmeye kalkıyor, hatta cıngar çıkarıp iade etmeyi başarıyor. Fakat okudukça anladım ki Vladek bu şaka gibi insana yaşadığı şeyler sonucu dönüşmüş ve belki de kamptan bu huyları sayesinde kurtulmuş. Her ne kadar tutumlu, açıkgöz, zeki ve kararlı olmasının hayatta kalmasında çok büyük etkisi olduğuna inansam da yine de kurtulmasındaki olmazsa olmaz etkenin şans olduğunu görmezden gelemiyorum. Vladek’in elindeki her türlü değerli eşyayı, yeteneği, insan ilişkisini en iyi şekilde kullanmaya çalışdığını ama eninde sonunda her şeyin şansa bağlı olduğunu görmek beni dehşete düşürdü. Dehşete düştüm çünkü kafamın içinde bir ses sürekli “ben hayatta kalamazdım, ben hayatta kalamazdım” diyordu.

Anlatılanlar çok korkunç olsa da anlatım şekli inanılmaz derecede düz: o öldü, bu öldü… sonra baktım o da ölmüş. Çoğu noktada bunları nasıl bu kadar önemsizmiş gibi anlattığına şaşıp kaldım. Fakat daha gerçekçi çizimler ve başka türlü bir anlatım olsaydı pek çok insanın okumaya dayanamayacağı bir hikaye halini alabilirdi.

Normalde 2 cilt halinde yayımlanmış olan Maus, İletişim Yayınlarından tek cilt halinde çıkarıldı. Benim okuduğum da buydu, çevirisini beğendim. Kulağa salakça gelen çeviriler nedeniyle Türkçe çizgi romanlardan soğumuş olabilirsiniz ama İletişim’inkini gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum.

 


3 Responses to “Maus: Naziler, fareler ve hayatta kalmak”


  1. 1 rockchu
    November 27, 2013 at 11:50 pm

    Yazı için sağ ol sanırım artık okumanın vakti geldi yarın bizim fakültedeki konuşmayı dinledikten sonra ilk iş dost kitapevine gidip alacağım.
    http://www.dtcf.ankara.edu.tr/duyuru.php?goster=duyuru&haber=136

    • November 27, 2013 at 11:55 pm

      aaa çok ilginç. ankara’da değilim maalesef ki. biri de friendfeed’de şöyle bir şey paylaştı, çok hoşuma gitti http://www.pbs.org/pov/inheritance/photo_gallery_special_maus.php#.UpZb8uKHtyW

      • 3 rockchu
        November 28, 2013 at 1:49 am

        Sanırım bunu okuduktan son izlesem daha iyi olacak😃


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


Arşiv (adeta bir zaman tüneli)

yazı kategorileri

Yeni yazılardan haberdar olmak için mail adresini gir.

Join 263 other followers

blog istatistikleri

  • 489,823 tıklama
Personal Blogs - BlogCatalog Blog Directory

şu sıralar okuduğum

RSS icten’s Recently Watched Anime from MyAnimeList.net

RSS icten’s Recently Read Manga from MyAnimeList.net


%d bloggers like this: