11
Oct
13

Attack on Titan: Kafamda deli sorular

Shingeki-no-KyojinDün gece Attack on Titan’ın en son çıkmış bölümüne kadar okudum ve ne kadar etkilendiğimi anlatamam! Animeden sonraki kısımları bir oturuştan bitirmek gibi bir niyetim yoktu ama bir noktadan sonra karşı koyamadım. Hikaye bir an bile soluklanma imkanı tanımadan dört nala gitti. Daha bir gelişmeyi sindiremeden bir yenisi geldi, öğrenilen bilgiler bir şeylere cevap olmak yerine daha fazla soru yarattı. Sürekli “Ne?! Nasıl yani? Neden ama nedeeen?! T_T” deyip durdum. Karşı tarafın da kendilerince çok geçerli bir motivasyonu olduğu en başından beri sezdiriliyor ama insanlığın kurtuluşundan daha önemli bu motivasyon ne olabilir hayal edemiyorum. Ne kadar çok şey açıklanırsa açıklasın kafa karışıklığından başka hiçbir şeye yaramıyor. Yeni şeyler öğrendikçe gizem azalacağına artıyor, çok zevkli, yedikçe bitmeyen çikolata gibi! En başından beri merak edilen sorunun cevabı öyle pattadanak verildi ki mal mal sayfaya bakmaktan başka bir şey yapamadım, birazdan şaka olduğunu söyleyecekler diye bekledim. Sevilen karakterlerin ölmesi acı bir şey ama sevilen karakterlerin en başından beri seri katil ve insanlığın düşmanı olduğunu öğrenmek bambaşka bir acıymış. İyiyle kötü o kadar birbirine girdi ki, bizimkiler haklı tarafta mı, ondan bile emin olamıyorum artık. Mangakanın 20 ciltte hikayeyi tamamlamayı planladığı konuşuluyor. İlk duyduğumda “hayır, çok erken, yazık bu hikayeye” diye düşünmüştüm.  Bu dar bölgeden çıkıp bütün dünyayı keşfe gideceğimizi hayal ediyordum. 20 cilt demek yarısından fazlasını anlattım zaten demek. Ama mangakanın bu kararının bende çok büyük saygı uyandırdığını da söylemeliyim. Çok beğenilmiş ve daha çok uzatılabilinecek bir mangayı derli toplu bir şekilde bitirmek istemesini saygıyla karşılıyorum. Zaten mangayı önce Shounen Jump’a götürdüğünü ama Shounen Jump tarzını biraz değiştirmesini (muhtemelen insanları sinek gibi öldürmemesini filan) isteyince reddedip başka dergiye gittiğini öğrendiğimde de saygı duydum. Shounen Jump’a hayır demek kolay değildir herhalde ama Allah korumuş.

shingeki no kyojinMangayı baştan okumak animenin, hikayeyi ağırdan almasına rağmen ne kadar başarılı olduğunu anlamamı sağladı. Hajime Isayama umut vaat eden bir mangaka olabilir ama henüz deneyimsiz, bu onun ilk uzun mangası. Hikayenin güzelliğine rağmen manganın ilk ciltlerinden bu deneyimsizlik çok göze batıyor, hikayeye öyle bir dalıyor ki karakterleri tanıma şansımız olmuyor. Animede karakterleri tanıdığımız eğitim kısmını daha erken bir bölüme almakla çok akllıca bir iş yapmışlar. Mangayı okumak yerine animeyi izlediğim için çok memnunum. Sadece keşke bölüm sayısını daha az belirleyip hikayeyi süründürmeden anlatsalardı ya da ben bütün bölümlerin çıkmasını bekleyip hepsini bir kerede izleseydim, böylece “bir hafta bekledim ama hiçbir şey anlatmadınız, şerefsizler!” hissinden kurtulurdum. Ama yine de çan sesleri, aksiyon sahneleri, müzikleri, gaz açılışları havalı üniformalarıyla çok keyifli animeydi.  Bütçenin göz dolduran bol aksiyonlu bölümler için ayırılması ve durağan bölümlerin biraz savsaklanmasında hiç bir sakınca görmüyorum. Aksi halde o kadar güzel bölümler de izleyemeyecektik. 3 boyutlu manevra aleti sahnelerini bu kadar gösterişli yapmayabilirlerdi ama iyi ki yapmışlar, tumblr’da giflerini paylaşa paylaşa bir hal olduk. Bütçe sıkıntısından ötürü ortayan çıkan komik görüntüler beni de eğlendiriyor ama bunlara bakıp bu serinin animasyonu kötü diyenlere sadece gözlerimi devirmekle yetiniyorum. Havada fıtı fıtı dönen askerler ve ormanda koşan titan’ın hareketleri sizi heyecanlandırmadıysa diyecek lafım yok.  Benim için animenin asıl eleştirilecek yanı hikayeyi uzatmaya çalışırken cılkını çıkarmalarıdır.shingeki-no-kyojin-full-1489916

Animenin çizimleri böyleyken manganın çizimleri nasıl? İşte iyi ki animeyi izlemişim dedirten şeylerden biri de bu oldu. Mangaka’nın çizimlerinde çok büyük bir potansiyel var gibi geliyor bana. İlerde eminim harika bir şeye dönüşecek ama henüz maalesef ki o seviyede değil. Çizimler çok fazla karalama halinde, çoğu zaman manganın bitmiş haline değil taslağına bakıyormuş gibi hissediyorum. Orantılı vücutlar çizme konusunda da biraz sorunu var; ama ziyanı yok muhteşem çizimlere sahip mangakaların hepsi bu yollardan geçti. Açın bakın Slam Dunk’n ilk ciltlerine, Gantz’ın, Naruto’nun, Monster’ın ilk ciltlerine, sonra da bu mangakaların şimdiki çizimlerine bakın. Attack on Titan’ın da aynı gelişmeyi göstereceği günleri heyecanla bekliyorum. Okurken ara sıra mangaka tarzını oturttuğunda çizimlerinin neye benzeyeceğini hayal etmeye çalıştım: bence biraz Vinland Saga’ya benzeyecek. Şu anki çizimlere de asla kötü diyemem, hareket çizme konusunda çok başarılı, bir de çok güzel deli gözü çiziyor. Karakterlerine o kadar güzel deli deli baktırıyor ki o bakış her şeyi anlatıyor.

attack on titan leviGeçenlerde Gantz’ın mangasını bitiriken “Vahşetin ve umutsuzluğun sayfalardan taştığı, orman kanunlarının işlediği ama kadınların da bu sırada aşağılanmadığı bir manga çizmek çok mu zor?” demiştim. Vahşet seviyesi Gantz’ın yanından bile geçmez ama sanırım o manga Attack on Titan gibi bir şey olabilir. Şok edici hikayeye kendinizi kaptırdığınız için gözünüzden kaçmış olabilir ama Attack on Titan’ı şöyle ufaktan bir feminist medya eleştirisine tabi tutarsak sınıfı geçiyor. Kadın-erkek dağılımı hiç fena değil ve kadın karakterlerle erkek karakterler arasında nitelik olarak bir fark yok, yani kadınlar oraya gözümüze güzel görünsün diye koyulmuş değil. Çok sayıda güçlü, ilginç, önemli ve kendine özgü kadın karakter içeriyor. Bütün karakterlerin tip ve fiziksel yapı olarak farklılık göstermesi zaten hoşuma giden bir şey, bütün kadınların bebek yüzlü olması için kasmamış olması, düşük gözlü, kemerli burunlu kadın çizmekten hiç çekinmemesi, üstelik bunların da son derece karizmatik kadınlar olması daha da güzel. Ayrıca fantezi unsuru olmayan bir lezbiyen çift (yada potansiyel lezbiyen çift) içeriyor olması da artı puan.Attack-on-Titan-Mikasa-3D-maneuver-gear

Kadın karakterler içinde en çok Hanji’yi seviyorum. İlk başta egzantirik bir titan otakusu olarak tanıyıp sevmiştim ama mangada ilerleyinde aynı zamanda aklı başında bir lider olduğunu gördüm. Animenin final bölümünde Hanji’ye mangada olmayan bir sahne verildiği için de çok mutluyum. Yalnız orduda “cam tavan” var galiba çünkü Hanji’den daha yüksek rütbeli kadın gördüğümü hatırlamıyorum. Favorim Hanji desem de aslında Mikasa hakkında konuşulmayı daha çok hakeden bir karakter. Eren tipik bir shounen başkarakteri ve başkarakterin çevresinde ona karşı romantik hisler besleyen bir çocukluk arkadaşı olması da çok sıradan, ifadesiz anime kızları da çok sıradan ama bunlara rağmen Mikasa çok sıradışı bir karakter. Ortamdaki en güçlü karakterlerden biri, bütün çekiciliğine ve muhtemelen erkek okurların görmek isteyecek olmasına rağmen ucuz fan service’e kurban edilmiyor. Çok belirgin karın kaslarıyla çiziliyor olması da üzerinde durulması gereken bir ayrıntı. İlk bakışta ifadesiz, duygusuz bir karakter izlenimi çizse de aslında tam olarak öyle değil, Eren’le ilgili konularda çok sinirleniyor. Animede izlediğim bölümleri mangada tekrar okuduğumda fark ettim ki Eren yüzünden Annie’ye karşı müthiş bir nefret ve kıskançlık besliyor. Yandere bir tarafı var gibi ve “overly attached girlfriend” kalıbının aşağılayıcı değil son derece karizmatik olabileceğini de gösterdi bence. Ormanda “Eren’i geri veeer!” diye bağırıp uçması çok şirindi. Eren’i Mikasa’dan çalmaya kalkanın vay haline!


8 Responses to “Attack on Titan: Kafamda deli sorular”


  1. November 1, 2013 at 4:06 am

    Karşı tarafın motivasyonu mangaka tarafından önceden planlanmamış olduğu için hep geçiştirilen bir şey gibi geliyor bana. Aslında Eren ve tayfasının değerleri, amaçları ve yöntemleri kesinlikle sorgulanır, tartışılır çünkü insanlığın iyiliği için ailesi, sevdikleri olan ama daha ‘güçsüz’ insanlar feda ediliveriliyor. Sanki karşı taraf buna tepkili gibi, tamam, güzel ama bunu yine güçsüz insanları öldürerek yapmaları, hatta karşı çıktıkları bu şeye sebep olmaları salaklıktan falan olamaz. Bize anlatılmayan bir yanı olmalı. Gerçi o kadar belirsiz ki, artık kesin bir açıklama yapılana kadar mantık aramaktan vazgeçtim. Tamamen yanlış bile anlamış olabilirim yani. Sırf kötülük olsun diye öldüren yüzeysel villainlerden daha ötede bir şey çıkmazsa kafamı taşlara vuracağım:/

    • November 1, 2013 at 11:37 am

      sırf kötülük için öldürmekten daha karmaşık bir neden olduğu kesin bence. mangaka önceki bölümlerde cidden planlayamadan çizmiş olabilir, mantıklı geldi söylediğin ama son bölümlerde o kadar çok önemli şey açıkladı ki herhalde artık kendine bir yol çizmiş olmalı diye düşünüyorum. umarım güzel açıklamalar getirir ve beni hayal kırıklığına uğratmaz.

      • November 1, 2013 at 2:31 pm

        Manganın son bölümlerinde bu kişilerin kim olduğu, neler yaptıkları vs daha geniş açıklandı evet çok önemli ama neden yaptıkları konusunda yine elde tutulur bir şey göremedim ben – bilmiyorum jetonum düşmemiştir belki de. Neyse ileride cevaplarımızı buluruz umarım dediğin gibi.

  2. January 21, 2014 at 8:36 pm

    SnK’i okumayı animenin ihtimali bile yokken 4. volume gibi ertelemiştim. Animeyi de ardından o aşamaya kadar takip ettim ve tüm bu zamandır bütün kaynaklardan spoiler yememek için kaçındım. Bugün yapacak başka hiç bir işim olmadığı için aldım devam ettim ve güncel bölüme yetiştim.

    Sanırım biri SnK ile ilgili üç spoileri yemezse gerçekten %100 keyif alabilir. İlk önce dişi titan hakkındaki gerçek, ardından duvarlar ile ilgili gerçek ve şimdilik son olarak 104. birlik üyeleri hakkındaki gerçek. Duvarlar ile ilgili gerçek bir şekilde tüm insanlık sisteminin geçmişine ve o malum soylu aileye dayanıyor olmalı. İhanet eden birlik üyeleri ve dişi titan ile ilgili gerçek ise duvarların çok ötesinde sırf titanlara dönüşebilen insanlardan oluşan bir sosyal yapı ile ilgili olmalı. Bu grup bir şekilde saf insanların yok olmalarını istediler ancak bunu yapmak için gelenler bir şekilde pişman oldular veya başka bir barışçıl yol buldular ve insanlara katıldılar. Eren’in babasının bu noktada bir işlevi olabilir. Kim bilir, belki kaçırma girişiminde başarılı olsalardı Eren babasına kavuşabilirdi. Yine de Eren’in bir tür hükmetme yeteneği olmasından şüphelendikleri ve bunun bir şekilde kendi ailelerine zararı olacağını bilmelerinden dolayı Eren’i alı koymak istediler. Buraya kadar her şey tamam. İleride karşılaşılacak gizemler ve problemler Krista/Historia’nın aslında “ne” olduğu ve Eren’in titan formunda gördüğü o uzun saçlı dişi ayna görüntüsü anısında gizli.

    SnK ile Claymore’u zaman zaman karşılaştırdığım oldu. Her ikisi de kapalı alan atmosferinde yer alıyorlar. Claymore’lar da aynı şekilde bir adada başka bir ülkenin silahı olmak üzere yetiştirilen bir süper insan deneyi. belki bu açıdan yaklaşmak yanlış olur ama eğer SnK da gördüklerimiz aslında gerçek insan nüfusunun çok küçük ve üzerinde deney yapılan kısmıysa işler gerçekten sarpa sarabilir gibi görünüyor. Kişisel teorim tüm kurgunun bir hunger games olduğu yönünde. Diğer ve daha muhtemel olasılıksa birileri insanların hızla evrilmeleri için elinden geleni yapıp işi eline yüzüne bulaştırdı ve bizde bunun sonuçlarını izliyoruz. Ancak büyük ihtimalle tamamen yanılıyorum çünkü Eren’in uzun saçlı görüntüsü tamamen bir sucker punch oldu.

    Her neyse, SnK’nın ilk okuduğumda ilginç bir kurgusu ve hikayesi olduğuna emindim ama şimdi dönüp bakınca halen bir animesi olmasını mucize olarak görüyorum. Bu denli ünlenmiş olması da ayrıca ilginç. Hange’nin cinsiyeti ile ilgili yazarın ve yayıncı şirketin “bu konuda xx veya xy diyemeyiz” şeklinde keskin bir politika izlemesini de ayrıca eğlenceli buluyorum.

    • January 21, 2014 at 9:47 pm

      eren’in ayna görüntüsü mü?! ya ben onu hiç öyle düşünmediiiiim. eğer öyleyse işler iyice ilginç bir hal alıyor. ben onu başka birinin aynadaki görüntüsüyle göz göze gelmek gibi düşünmüştüm. babasına kavuşabilirdi demişsin ama yere “ben babamı …” yazmıştı? tabii okuyucuyu yanılsatmak için de yapılmış olabilir.

      • January 21, 2014 at 10:22 pm

        Evet Eren babasını öldürmüş de olabilir. Titanların halen ne koşullar altında insana dönüşme yeteneğine geri kavuştuklarını da bilmiyoruz. Ymir 60 yıla yakın duvarın dışında dolaşmış. Eren büyük olasılıkla babasından sürecin hızlandırılmış bir versiyonunu yedi. Öyle düşünüyorum çünkü tüylü titan görünüşe bakılırsa tamemen bölgeye yabancıydı ve bu yüzden de tüm titanlar şehrin içi veya yakın çevresinden gelmiş olamazlar.

        Bence o aynaydı. Bazı yorumlar gerçek annesi veya bir kız kardeş ihtimaline işaret ediyorlar ama cross dressing veya gender-bend Eren daha ilginç bir fikir.

  3. 7 semra
    January 24, 2014 at 5:07 pm

    içten kardeş yazılarını severek okuyorum.shingeki no kyojin bitince çılğına döndüm ve içime bir karamsarlık çöktü. nasıl olur da herşeyi hava da bırakabilirler. umarım ikinci sezon çıkar. (ben bunları sadece anime yi izlemiş biri olarak yazıyorum yani mangasını okumadım. okumalımıyım yada okumaya deger mi? bişeyler için ipuçları bulabilirmiyim?)
    ve sayende izlemediğim yaoi kalmadı. 4 yıldır yazılarını okuyorum bu ilk yorumum.ancak halen junjou romantika daki aralarda geçen şu peçete kutuları vs. gibi şeyleri anlaya bilmiş değilim.aklımın bir tarafını hep kurcalıyor ama bunu araştımak noktasında üşengeç davranamadığımı söylemeliyim. o yüzden sana soruyorum. aslınd ben feminen biriyim düşünce yapısı olarak ancak yaoi izledikçe kendi içimde bi çıkmaza girdim.bu normal mi?

    • January 24, 2014 at 5:52 pm

      ikinci sezon gelecek ama daha var. bence animenin bıraktığı noktadan mangaya devam edebilirsin. bir sürü ipucu var ama hala arkaplanda ne döndüğünü anlayabilmiş değilim. diğer sorularını pek anlayamadım. peçete kutusu? hatırlayamadım öyle bir şey.


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


Arşiv (adeta bir zaman tüneli)

yazı kategorileri

Yeni yazılardan haberdar olmak için mail adresini gir.

Join 263 other followers

blog istatistikleri

  • 490,153 tıklama
Personal Blogs - BlogCatalog Blog Directory

şu sıralar okuduğum

RSS icten’s Recently Watched Anime from MyAnimeList.net

RSS icten’s Recently Read Manga from MyAnimeList.net


%d bloggers like this: