30
Aug
11

Mahou Shoujo Madoka Magica

Çok sevdiğim anime stüdyosu SHAFT’a saygıda kusur etmeyip, daha fazla gecikmeden bir Madoka yazısı yazayım ve diğer shaft etiketli yazılarımın arasına atayım diyorum. Aslında çok geç kaldım, Madoka hakkından çok fazla konuşuldu, yazıldı, çizildi ama hakkında yeni bir şey söylenemeyecek kadar eski bir konu yoktur der Dostoyevski. Sayonara Zetsubou Sensei, Bakemonogatari gibi animelere bakıp “işte bu SHAFT!” diyenlerin sayısı x kadarsa herhalde bu Madoka’da 10x’e çıkmıştır. Tek başına bu serinin başarısı PSP oyununa uyarlanması filan bir yana, genel anlamda stüdyonun popüleritesini epey arttırmış görünüyor. Çünkü en olmayacak türe el attılar ve kendi tarzlarını konuşturdular, Evangelion’un mecha türüne yaptığını mahou shoujo’ya yaptılar.

Mahou shoujo türüne dair ne biliyorsam anime sever bir kız çocuğu olduğum yıllardan kalmadır. Ay Savaşçısı, Sihirli Gelinlik, Kart Toplayıcı Sakura, ne bulabilirsek izlediğimiz yıllardan söz ediyorum. Madoka’dan %100 zevk alabilmek için sihirli kız animelerinin klişelerine biraz aşina olmak gerekiyor. Zaten hepimizin çocukken bir kaç tane sihirli kız animesi izlemişliği vardır. (Çocukken izlediğiniz animeleri küçük görmeyin.)

Her şey klasik bir mahou shoujo animesi gibi başlıyor: konuşan, sihirli bir hayvanımsı, şirin kızların cici kıyafetler giyip kötülere karşı savaşmalarında aracı oluyor. Tabii bu animede kızlarımızın fırfırlı elbiseleri içinde kafalarının kopma olasılığı biraz yüksek olduğu için konuşan hayvanımsı Kyubey kızlara sihirli kıza dönüşmeyi kabul etmeleri durumunda bir dileklerini gerçekleştirmeyi teklif ediyor. Onun deyimiyle Kyubey ve kızlar arasında birer “kontrat” yapılacak. Buna kontrat demeyi seçmeleri çok güzel olmuş çünkü kapitalist dünyamıza dair çağrışımlar yapıyor. Her şey yasal görünüyor, kızlar özgür iradeleriyle kontrat yapmayı seçiyorlar ve dilekleri de hemen gerçekleştiriliyor, fakat imzalanan sözleşmelerde asla okunmayan o minik yazılar gibi Kyubey de kontrata dair bazı minik ayrıntıları söylemeyivermiş. Böylece o hiç değişmeyen sinir bozucu yüz ifadesiyle, sinsice kızları kontrat yapmaları için manipüle etmeye çalışması nedeniyle en başından antipati uyandıran Kyubey zamanla en nefret edilen anime karakterlerinden birine dönüşüyor. Nefret edilmesi için tasarlanmış bir karakterden yeterince fazla sayıda insan yeterince güçlü bir şekilde nefret ederse sanırım bir süre sonra o karakter hayranlık uyandırmaya başlıyor. Kyubey de bu seviyeye ulaşmış gibi. Kyubey’i seviyorum daha doğrusu Kyubey’den nefret etmeyi seviyorum.

Pek çok mahou shoujo animesinde olan kızların güçlerini aldığı tılsım ve öldürülen canavarların ardında bıraktıkları tılsımımsı şey klişesi burda da yer almış fakat tılsım olayına işlev kazandırmışlar. Yine sihirli kız animelerinde en çok dalga geçilen ama itiraf edilmese de en çok sevilen klişe, dönüşüm, yani kıyafet değiştirme abartıya kaçmadan kullanılmış. Benim için abartsalardı da bir sakıncası olmazdı, Sailor Moon’da yüz bilmem kaç bölüm boyunca kızların tek tek dönüşmesini izlemekten asla sıkılmamıştım ben.

Madoka Magica’da görsellik tabii ki de aşmış durumda. Zaten aksini kimse bekleyemez. Cadıların bariyerleri içinde geçen grotesk sahneler SHAFT ekibine dahil olmayan ama genelde bu stüdyoyla birlikte çalışan Gekidan Inu Curry adlı iki kişiden oluşan bir animasyon ekibi tarafından tasarlanmış. Bana zaman zaman Beatles’ın Yellow Submarine filminin karanlık versiyonunu gibi geldi. Bir LSD tadı var sanki. Bu bariyerlerin cadıların iç dünyasını yansıtıyor olması güzel bir ayrıntı. Müzik temalı olan bariyer özellikle etkileyiciydi. Bariyerlerin dışındaki dünyada da okullarının, sınıflarının, sıralarının, her şeyin tasarımı müthişti. Ben en çok Madokaların banyosunu beğendim, hatta diş fırçalama sahnelerini iple çekecek kadar çok beğendim. Gerçekten çok şık bir anime yapmışlar. Benim Tsubasa Reservoir Chronicles’tan tanıdığım Yuki Kajiura’nın müzikleri de o görselliğe, o şıklığa, o banyoya çok güzel gitmiş.


6 Responses to “Mahou Shoujo Madoka Magica”


  1. August 31, 2011 at 1:08 am

    Being Homura is suffering :3

    Ne zaman bir madoka yazısı yayınlayacaksın diye meraklardaydım.

    Dönüşüm denince benim aklıma P&SwithG geliyor artık direk. Madoka Magica büyük olasılıkla kısalığından dolayı çok düzenli bir kompaktlıkta, hiç bir sahne yabana atılmadan, uzatılmadan kullanıldığı için dönüşümler de nasibini almış durumdalar. Bu düzenlilik ve modern anlatım tekniklerini 10. bölümde çok ağır hissedebiliyor zaten insanlar. Bence seri tüm başarısını 10. bölüme ve bir kafaya borçlu.

    • August 31, 2011 at 1:24 am

      10. bölüm hangisiydi diye şöyle bir dönüp bakmam gerekti, evet 10. bölüm süperdi veeee kafa… umarım kafadan kastını doğru anlamışımdır ashsjhasj :D

  2. 3 Eternal
    September 4, 2011 at 1:07 am

    Hem konusu hem görselliğiyle harika bir animeydi. Özellikle o hastane neydi öyle, Dali sergisi gibi :)
    Afişe bakınca aldatıyor direk, sevimli hayvanlar pembeli kızlar, ama daha başlar başlamaz kasvetli bi havayla bütün pembelik yok oluyor.
    En çok etkilendiğim yer Saya’nın haykırışlarıydı nedense. Ağladım hatta o bölümde eheh. Sözleri hala kulağımda..

    • September 4, 2011 at 1:02 pm

      saya dediğin sayaka değil mi? (karakter isimlerini unutuyorum hep) bence en acıklı durumda olan oydu zaten:(

      • 5 Eternal
        September 4, 2011 at 9:12 pm

        Evet Sayaka >.< Benim de aklımda Saya-chan olarak kalmış hep :) 1. Saya 2. Homura en üzüldüklerim..

        Kel alaka not: Ben Johann'lı bannerını daha çok sevmiştim T.T Ama Miku da iyidir ehe

        • September 4, 2011 at 9:56 pm

          johanlı bannera kesinlikle geri döneceğim:) ben de onu daha çok seviyorum da ara sıra değişiklik yapmak iyi olur diye düşündüm.


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


Arşiv (adeta bir zaman tüneli)

yazı kategorileri

Yeni yazılardan haberdar olmak için mail adresini gir.

Join 263 other followers

blog istatistikleri

  • 490,153 tıklama
Personal Blogs - BlogCatalog Blog Directory

şu sıralar okuduğum

RSS icten’s Recently Watched Anime from MyAnimeList.net

RSS icten’s Recently Read Manga from MyAnimeList.net


%d bloggers like this: