22
Jul
11

gulyabaniler arasında popüler olmak

Animeler için yaz sezonu bir kaç hafta önce başladı. Ben yine sadece 2 seri takip edeceğim bu sezondan çünkü yerli yabancı dizileri düzenli izleyememe konusundaki özürlülüğüm animeler için de geçerli. Animelere başlamak için bitmesini bekleyen tiplerdenim ben de. Bölümlerin arasına birer haftalık boşluk girmesinden hoşlanmıyorum; dahası çok sayıda güncel anime izlediğim zaman her şey birbirine giriyor ve işin keyfi kaçmaya başlıyor. Animelerin tüm bölümleri elimde olunca kitap okur gibi birini bitirip birine başlıyorum. Bitirene kadar geçen süreç içinde izlediğim çizgi filmin de okuduğum kitabın da havasına girmek isterim. (Arada anime yerine çizgi film diyeyim de çizgi film izliyor olmaktan komplekse girdiğimiz için anime diyoruz zannedenlerin kafası karışsın)

Bu sezon Usagi Drop’u güncel olarak takip ediyorum çünkü bitmesini bekleyemeyeceğim kadar güzel. Bir de Natsume Yuujinchou’nun 3. sezonu. Yuujinchou haftalık izlenmeye çok uygun bir seri zaten. Bence bu tür sürükleyicilik unsurunu barındırmayan animeleri yavaş yavaş izlemek en güzeli. Mushishi de böyle bir animeydi, zaten konu olarak da benzeşiyorlar. Bunların her bir bölümü birer kısa öykü niteliğinde, kendi içinde giriş, gelişme, sonuç barındırıyor -ki bu benim çok hoşuma giden bir özellik. Tabii durum böyle olunca hiçbir bölüm, acaba sonraki bölümde ne olacak? hissiyle bitmiyor.

Natsume Yuujinchou, Natsume’nin arkadaş defteri demek. Lise öğrencisi Natsume Takashi’ye büyük annesi Natsume Reiko’dan tuhaf bir defter kalmıştır. Bu defterde Reiko’nun bir oyun ya da müsabaka sonucu yenip hizmetkarı olarak kaydettiği ruhların isimleri bulunmaktadır. Deftere sahip olan kişi tüm bu ruhları yardıma çağırabileceği için Takashi defteri ele geçirmek isteyen ruhlar, iblisler ve Japon mitolojisinden çeşitli yaratıklarca rahatsız edilmektedir. Japonca’da Youkai ya da Ayakashi denilen tüm bu doğaüstü varlıklardan Takashi’yi Madara isimli bir kedi korumaktadır. Takashi bir de defterden isminin azad edilmesi için gelen ayakashilerce rahatsız edilmektedir çünkü defterdeki isimleri sıradan yazılar değildir, bu ruhları boyunduruk altına almaktadır. Sadece Reiko’nun kanından birinin nefesi isimleri serbest bırakabileceği için bu işi bir tek Takashi yapabilmekte ve bunun için çok fazla ruhsal enerji harcamaktadır.

Yuujinchou’nun bölümleri genellikle aynı düzende işliyor: bölüm başında defteri ele geçirmek ya da ismini geri almak için ayakashiler Takashi’ye gelir, finalde ismini serbest bıraktığında Takashi o ayakashinin anılarını görebilir böylece ayakashinin ve Reiko’nun hikayesini öğreniriz. Tekdüze gibi görünebilir ama bu yapı sayesinde her bölümde değişik bir gulyabani hikayesi izlemiş oluyoruz. Ve bu ayakashilerin çok farklı türleri var, çoğu Japon halk hikayelerinde gelen şeyler, zaten hep kimonoyla geziyorlar, eski bir Japonca kullanıyorlar ve Takashi’ye Natsume-dono diye hitap ediyorlar. Kimileri artık kimse tapınaklarına gelip dua etmediği için güçten düşmüş eski tanrılar, kimileri iblislere ait köylerinden insan diyarına geçmiş, kimileri kendilerini göremeyen insanların yanıbaşında yaşayıp duruyor. kimileri orman ruhları, bazıları da ölmüş hayvan ve insanların ya da kenara atılmış eşyaların ayakashiye dönüşmüş halleri.

Biraz Madara isimli kediden söz etmek istiyorum çünkü Inoue Kazuhiko tarafından seslendiriliyor ve bu benim Natsume Yuujinchou izlemeye başlamamın yegane nedeniydi. Daha çok Kakashi sensei seslendirmesiyle tanınan Kazuhiko’nun dünya üzerindeki en seksi, en karizmatik ses tonlarından birine sahip olduğu konusunda hepimiz hemfikirizdir umarım. Kazuhiko’nun seslendirdiği karakterler listesine bakarken bir kedi seslendirdiğini görmüş ve merak edip izlemeye başlamıştım Yuujinchou’yu. Madara Japonların dilek dilediği kedi heykellerinden biri aslında, dolayısıyla toparlak şişko bir kedi ve animedeki en önemli komedi malzemesi. Kazuhiko bu şebek karakteri komik bir ses tonuyla seslendiriyor. Sesini böyle değiştirebilmesi de takdir edilesi ama ilk duyduğumda şok olmuş ve yazık değil mi bu güzelim sese diye isyan etmiştim. Fakat kedi bedeni Madara’nın gerçek formu değil, o aslında dev bir uçan kurt. Tehlike anında kurt formuna dönüştüğünde o çok derinden gelen, karizmatik sesi duyabiliyoruz.

Madara Takashi öldükten sonra arkadaş defterinin üstüne konmak için Takashi’ye yardım ettiğini, Takashi’yi değil defteri koruduğunu söylese de hareketlerinden durum pek öyle anlaşılmıyor. Sürekli Takashi’nin hayatını kurtarıyor ve evin kedisi olarak Takashilerin ailesine çoktan dahil oldu. Yani Madara biraz tsundere özellikler gösteriyor. Zaten bütün kediler tsundere değil midir?

Önceki sezonlardan birinde çok hoşuma giden bir hikaye vardı. Minik bir ayakashi Takashi’den ismini geri ister çünkü Reiko 50 yıl sonra ismini geri alabileceğine dair söz vermiştir. Fakat isim defterde bulunamaz ve ayakashi Reiko’nun aslında isim kağıdını minik bir ağacın dalına bağlamış olduğunu hatırlar. Bu arada Reiko’yla olan ilişkilerine dair bir şeyler öğreniriz, ayakashi Reiko’ya denizi hiç görmediğinden ve çok merak ettiğinden söz etmiştir. Ormanda kağıdın bağlandığı ağacı arayıp bulamazlar çünkü aradan geçen sürede o küçük ağaç kocaman olmuştur ve kağıdın olduğu dal en tepede kalmıştır. Ayakashi ismini almak için ağaca tırmanır ve Reiko’nun zavallı yaratığa niye eziyet ettiğini merak konusudur. Fakat ağacın tepesinden deniz manzarası görülmektedir. Ayakashi ilk defa denizi görür.

Natsume Yuujinchou yavaş ilerleyen, önemsiz görünen ayrıntıları finalde güzelce birleştiren bir anime. Yavaş yavaş izlenmesi de en güzeli. Önceki sezonları izlemediği halde 3. sezonu her hafta taze taze izlemek isteyenler varsa eğer bence öncesini izlemeden 3. sezona dalmalarında pek bir sakınca yok. Tabii düzgün sırayla izlemek her zaman daha iyidir. En azından ilk bölümde Takashi ve Madara’nın karşılaşmasını görmek lazım.


2 Responses to “gulyabaniler arasında popüler olmak”


  1. July 22, 2011 at 9:06 pm

    Senin Madara’nın insan görünümüne şahit olduğunda “Gayet mantıklı” dediğini hayal ettim bir an ve kendi kendime gülmeden edemedim. Natsume’yi Mushishi ile bağdaştırmanı çok mantıklı buldum. Bana da öyle gelmişti. Aynı dinginlikte başka bir üçüncü anime de aklıma gelmiyor şu anda açıkkçası. Belki Kino no Tabi olabilir fakat onun da konsepti farklı. Natsume gibi tear jerker animeleri senin aksine biriktirerek bir anda tüketmeyi seviyorum (diğerlerini ise haftalık izlemekten keyif alıyorum çünkü malum bir forum da (eğer geç kalmışsam bölümü izlemek konusunda) %100 spoiler yeme durumum var. Hatta sırf bu yüzden Steins:Gate’i izleyemiyorum şu anda T_T

    Ayrıca söylemeden edemeyeceğim, Reiko’nun mükemmel bir insan/karakter olduğu kanısındayım. Saf, burnu havada, boş veya başkalarının gözündeki yerini umursayan biri değil. Çaktırmadan nazik olan karakterler harikalar.

    Biri Natsume ile ilgili şey demişti, “If a breaking vase can save the day, you can be sure about watcing a shoujo”

    • July 22, 2011 at 10:19 pm

      madara’nın insan kılığına girdiği bölümleri liseli kız kılığıyla harcamak resmen Kazuhiko fangirlleri trollemektir:(

      ben de reiko’yu çok beğeniyorum. Hem biraz hırçın, zorba ama abartıya kaçmıyor, hem de iyilik yapıyor arada ama yöntemleri bir acayip. İnsanlardan kötü muamele görmesi ama pek lafını etmemesi, emo olmaması da sempati uyandırıyor.


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


Arşiv (adeta bir zaman tüneli)

yazı kategorileri

Yeni yazılardan haberdar olmak için mail adresini gir.

Join 263 other followers

blog istatistikleri

  • 490,153 tıklama
Personal Blogs - BlogCatalog Blog Directory

şu sıralar okuduğum

RSS icten’s Recently Watched Anime from MyAnimeList.net

RSS icten’s Recently Read Manga from MyAnimeList.net


%d bloggers like this: