16
Jan
11

Otaku kültürü 101

Hazır mangasını yakın zamanda okumuşken zaten dilimden hiç düşürmediğim Genshiken’le ilgili bir yazı daha yazmanın zamanı geldi. En baştan başlayalım, nedir bu Genshiken? Otakuların yaşam tarzını her yönüyle ve derinlemesine bir şekilde en güzel anlatan manga ve animedir. Hardcore otaku dergisi olarak bilinen Afternoon’da yayımlanmakta, doğrudan otakulara hitap etmektedir. Dolayısıyla bu seriden alacağınız haz anime ve mangayla ne kadar haşır neşir olduğunuz ve otakuları ne kadar sempatik bulduğunuzla doğru orantılı. Tabii ki de tüm klasik animeleri izlemiş, mangaları okumuş filan olmak zorunda değilsiniz. Genshiken’i sevmeniz için eroge, hentai, yaoi, sister komplex, lolita komplex gibi otakuların karanlık yüzüne anlayışla bakabilmeniz yeterli.

Genshiken Modern Görsel Kültür Araştırma Kulübü isimli bir üniversite kulübünün Japonca kısaltması. Japonya’da her üniversitede olan anime kulüplerine ve manga kulüplerine alternatif olarak anime, manga, oyun, maket, cosplay vb. her türlü alanı kapsaması için kurulmuş. Üyeleri de bu “modern görsel kültür”ün birer parçası olan hobilerine çılgınca bir tutkuyla bağlı insanlar yani otakular.

Burda bir parantez açmak istiyorum. Kesin bir kanıya varamamış olmakla birlikte ben sadece Japonya’da yaşayan insanların gerçek anlamda otaku sayılabileceğine inanıyorum. Fakat diğer ülkelerdeki anime manyaklarının yumuşatılmış bir anlam yükleyerek kısaca kendilerini otaku olarak tanımlamaları çok da yanlış görünmüyor bana. (bu kavramın ergenlerin ağzına sakız olmasını da görmezden gelebilecek olgunluğa sahip olduğumu düşünüyorum) Fujoshi Rumi isimli başka bir otaku mangasında şöyle bir konuşma geçiyordu: “Toplumun görevi otakuları ezmektir.” “Hiç de bile. Yurt dışında otaku olmak gurur duyulacak bir şey olarak görülüyor.” Öte yandan Genshiken’in en aktif üyelerinden Sasahara bir yerde şöyle diyor: “Henüz gerçek bir otaku olduğumu düşünmüyorum.” Her neyse ben kimin ne anlamda kullandığına karışmadan otaku kavramını en katı anlamıyla yani genshikenvari bir anlamda kullanmayı tercih ediyorum. Zaten Genshiken’in mangakası Kio Shimoku da bir röportajında otaku kültürünün fazla açılıp bozulmasına dair endişelerini dile getiriyordu.

burdaki Totoro alıntısını herkes hatırladı mı?

Genshiken üyeleri birbirinden farklı otaku tiplerini temsil ediyorlar ve manga da onların günlük yaşantılarını anlatıyor. Hatta yaşantılarından çok sohbetlerini anlatıyor da denilebilir. Bu epey şişkin konuşma balonları içeren bir manga. Otakuları sevdiğim için bu sohbetler bana inanılmaz tatlı geliyor. Mangaka bu konuşmalarda hem otakuların tuhaf yönlerini tiye alıp güldürüyor hem de bunun ne kadar zengin bir altkültür olduğunu ortaya koyuyor. “253. kuchibiku unbalance’ın bu haftaki bölümü muhteşem değil miydi konulu oturumu başlatıyorum” şeklindeki sohbetlerde karakterlere yakınlık duymamı sağlayan son derece otakusal bir nokta daha var, o da anime olsun, manga olsun sevdiğin şeylere dair dayanılmaz bir anlatma isteği. (bir nevi bu blogun da varlık nedeni)

İlk bölümlerde, henüz Sasahara kulübe katılmak istediğinden emin değilken üyelerden birinin odasında toplanmışlardı. Bir anda hepsi yerlere oturup etraftaki oyun ve mangalara yöneldiler. O an böyle bir odada harika bir sinerji olacağını düşündüm: Sizinle aynı ilgi alanlarına sahip birinin evindesiniz ve dolayısıyla etraf ilginizi çeken şeylerle dolu. Sizin gibi hisseden insanlarla birlikte olduğunuzun bilinciyle kendi kendinize manganızı okuyorsunuz. Sasahara da benim gibi düşünmüş olacak ki etrafına bakıp mutlu oldu ve “sanırım bu kulübe uyum sağlayabilirim” dedi.

Karakterlerin benim düşündüklerimi bir sonraki karede dile getirdiğini Genshiken’de pek çok defa görüp şaşırdım. Sanırım bu hep verilecek en doğal tepkileri vermelerinden kaynaklı. Mesela bir yerde Ohno ve Kasukabe’ye sevgili olup olmadıklarını soruyorlardı. Ohno ve Kasukabe göz ucuyla birbirlerine baktılar, bunu sevimli bulup güldüm. Ardından daha dışa dönük olan Ohno yerine erkek arkadaşı Kasukabe “evet, öyle de denilebilir.” dedi. Woah Kasukabe cevap verdi! diye düşündüm. Hemen sonraki karede Saki diğer Genshiken üyelerine dönüp bağırmaya başladı “O küçük bakışmayı gördünüz mü?! Kyaaa! Kasukabe’nin cevap verdiğine inanamıyorum, gerçek bir erkek gibi!”

Mangayı okuduğumda ecchi yönünün sandığımdan daha ağır bastığını gördüm. Her şeyi biraz fazla açık dile getiriyorlar ama Genshiken’in bu yönünü de çok sevdiğimi belirtmeliyim. Zaten sürekli hentai, eroge, yaoi muhabbeti yapılan bir manganın edepli olmaya çalışması saçma olurdu. Yine de bazı yerlerde “Bunu yazdığına inanamıyorum!” dediğim olmadı değil. Çok açık bir şekilde anlatamıyorum ama karakterlerin özel hayatına biraz fazla inen mangalardan bu.

Genshiken’in animesiyle mangasını biraz karşılaştırmak istiyorum. Her ikisi de bir diğerinde bulunmayan güzelliklere sahipler. Animedeki muhteşem yaoi parodisi mangada yok onun yerine bölümün sonunda Ogiue tek başına Genshiken odasında hiç kımıldamadan düşüncelere dalmış ve kafasında tüm Genshiken erkeklerini birbiriyle eşleştirip hayaller kurarken görülüyor. Yüz ifadesi hiç değişmese de bütün sayfayı dolduran düşüncelerinin arasında kyaa diye çığlık atması çok hoşuma giden bir ayrıntı oldu. Mecha parodisi yapılan açılış ve Ogiue’nin paniklediğinde ve kendi kendine konuştuğunda ortaya çıkan sevimli aksanını duyabiliyor olmamız animenin artıları ama yine de mangalar anime uyarlamalarından daha güzeldir kuralı burda da bozulmuyor. Özellikle çizimlerindeki ustalık manganın en büyük avantajı, animeyle karşılaştırınca mangada bütün karakterler birbirinden sevimli görünüyor. Animede çılgın otaku Madarame biraz fazla sapık ve ürkütücü çizilmişti, mangasındaysa inanılmaz moe bir karakter.

9 cilt olan bu manga animesinin bittiği yerde bitmiyor, hatta anime manganın en güzel yerine gelmişken bitiyor diyebilirim. Mangayı okumanızı şiddetle tavsiye ederim çünkü yaoi sevdiği ortaya çıkınca kendisini camdan aşağıya atmaya kalkan, otaku ve fujoshi kişiliğinden utanç duyan Ogiue’nin neden böyle sorunlu bir karakter olduğuna açıklık getiriliyor. Meğersem kızın çok büyük bir travması varmış. Ve dahası Sasahara ve Ogiue’nin birbirlerine açılmasını da uzun uzun okuyabiliyoruz mangada. En sevdiğim kısım Ogiue’nin Sasahara ve Madarame’yi konu alan yaoi çizimlerini Sasahara’ya göstermesiydi. Bunları inceledikten sonra Sasahara öyle bir şey söylüyor ki tabiri caizse Ogiue’nin aklını başından alıyor. Tabii ne olduğunu burda söylemem katiyen imkansız. Bu da mangakanın karakterlerin mahremiyetine fazlaca girdiği yerlerden biriydi.

bakemonogatari göndermesi

Artık üyelerin çoğu mezun olduğu için Genshiken’in mangası bitmişti ama kısa bir süre için 3 ay önce yeniden başladı ve 3 bölüm yayımlandı. Şimdi adı Genshiken Nidaime (2. nesil Genshiken) ve kulüp başkanı Ogiue. Tabii Ogiue başkan olunca kulübü fujoshiler doldurdu. Daha önce kısa bir süreliğine hikayeye dahil olmuş olan Amerikalı otaku Sue da değişim öğrencisi olarak Japonya’ya geri döndü. Şimdi etrafta anime replikleri söyleyip Japonların komik aksanlı İngilizcesini taklit ederek dolaşıyor.

Sue’nun geri dönüşüyle Genshiken’in en önemli özelliklerinden biri olan anime göndermeleri de tavan yapmış durumda. Bu göndermeleri yakalayabilmek çok büyük bir zevk. Yeni bölümlerden birinde Sue Madarame’nin kapısını çalıp “Madarararame-san” dedi. Saniyesinde bunun Bakemonogatari göndermesi olduğunu fark edebildiğim için çok mutlu oldum. Madarame de anında fark edip Sue’yla Bakemonogatari’den bir sahne canlandırmaya başlamıştı. Hatırlayamayan varsa gururla açıklama yapmak istiyorum Bakemonogatari’deki küçük kız baş karakterin adını sürekli bir kaç hece fazla söylüyordu. Önemli göndermelerden birini daha geçenlerde anca anlayabildim. Saki’den tokat yiyen Sasahara “Babam bile bana vurmamıştı.” diye mırıldanıyordu. Diğerleri “Bunu söylediğine inanamıyorum!” “Nasıl söylemez?! Fırsatım olsa ben de söylemek isterdim.” diye birden heyecanlanıyorlardı. Bu Gundam’dan Amuro’nun repliğiymiş, geçen gün izleyince gördüm. Geçen bölümde de “Bu kadar sevimli bir kızın zaten gerçek bir kız olması mümkün değildi.” dediler. Bunun bir yerden alıntı olduğu açık ve çok da tanıdık geliyor ama hala daha çözemedim.

Umarım Genshiken Nidaime söylenildiği gibi sadece kısa bir süre için yayımlanmaz ve daha uzun süre okuyabilirim. Animenin bıraktığı yerden mangaya devam etmek isteyenleriniz varsa 7. ciltten başlamaları gerek (37. chaptera denk geliyor) daha sonra 56 numaralı özel Ogiue one shotını okuyup Genshiken Nidaime’ye geçebilirsiniz. Animesini izlemek isteyenler de 1. sezon -OVA- 2. sezon sırasıyla izlemeleri gerektiğini unutmasınlar. Tabii en başından mangayı okusanız daha iyi olur bence.

resimler tıklarsanız büyüyor.


6 Responses to “Otaku kültürü 101”


  1. 1 pininci
    January 16, 2011 at 11:21 am

    kyaaaaa x)) mangasını da okumak istiyorum! zaten anime bitince üzülmüştüm, karakterleri de özledim ve şimdi acayip canımı çektirdin, kesinlikle şu anda okuduğum nodame’yi bitirir bitirmez başlayacağım.
    genshiken de sanırım karakterlerin her birine tek tek bayılıyorum :) sanırım en çok insanı hikayeye bağlayan da bu oluyor. ogiue nin hayalleri en çok güldüğüm bölümlerden biri oılmuştu meesela :D direk karakterle ilgili bir bölümdü ve bayılmıştım.
    bir de sırf genshiken den daha zevk alabilmek için bile olsa klasik animeleri izlemiş olmayı isterdim. yine çok keyif aldım ama bunu katlardı eminim :D ben çok azını anlayabildim ama onlarda bile baya eğlendim. totoro göndermesini anlayamadım bi de. miyazaki’nin totoro değil mi?
    başka bir şey istesem olacakmış! genhsiken i bitirdikten sonra eski yazını yeniden okumuş, büyük keyif almış ve keşke bir yazı daha yazsa demiştim x) hatta kesin yorum yazıcam diye de düşünmüştüm.
    son olarak da, resimler tıklayınca büyümediler :(

    • January 16, 2011 at 1:12 pm

      yaaah your house is haunted! komşum totoro’da aile yeni taşındığında komşuları erkek çocuğu uzaktan kızlara doğru bağırıp sonra kaçıyordu ya.benim çok eğlendiğim bir sahneydi o yüzden aklımda kaldı sanırım.

      hmm evet ilk resim büyümüyormuş ama diğerleri okunabilir boyuta geliyor biraz.

  2. January 18, 2011 at 9:56 pm

    Oha çok iyi bir inceleme olmuş. Yazılarını seviyorum.

    • January 18, 2011 at 10:05 pm

      bir otaku olarak senin buna iyi demen çok anlamlı oldu, sağol :)

  3. January 21, 2011 at 10:18 pm

    Aynen Genishken kitap okunur gibi okunuyor, Bleach’in kabız eden mangası gibi 1,5 karesinden biri bakışma değil. :D Yazı dadından yenmez olmuş.

    • January 22, 2011 at 11:44 pm

      aslında tek kareye yazı yüklemek iyi bir teknik değil mesela urasawa naoki’nin mangaları da çok konuşmalıdır ama tek kişi durmadan konuşuyor olsa bile karelere yaymaya özen gösteriyor gördüğüm kadarıyla. ama genshiken’de nedense hiç rahatsız etmiyor beni tek sayfaya çok yazı koyması, dediğin gibi kitap gibi okunuyor.


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


Arşiv (adeta bir zaman tüneli)

yazı kategorileri

Yeni yazılardan haberdar olmak için mail adresini gir.

Join 263 other followers

blog istatistikleri

  • 489,823 tıklama
Personal Blogs - BlogCatalog Blog Directory

şu sıralar okuduğum

RSS icten’s Recently Watched Anime from MyAnimeList.net

RSS icten’s Recently Read Manga from MyAnimeList.net


%d bloggers like this: