08
Jan
11

20. yüzyıl çocukları

Baştan söyleyeyim bu benim en sevdiğim mangadır ve sık sık söz ettiğim Monster ve Billy Bat’in yaratıcısı en bayıldığım, taptığım mangaka Urasawa Naoki’nin de en beğenilen eserlerinden biridir. Bu yazıyı yazmak çok zor çünkü sizleri bunun dünyadaki en iyi çizgi romanlardan biri olduğuna ikna etmek zorundaymışım gibi hissediyorum ya da bu manganın hakkını veremeyecekmişim gibi geliyor. Şunu da baştan söyleyeyim bu yazı biraz Urasawa Naoki’nin kullandığı manga tekniklerine yoğunlaşacak çünkü son zamanlarda bu konuya epey kafa yoruyorum.

Bu da Urasawa Naoki’nin pek çok mangası gibi bir sürü ödül almış ve yine bu da bir polisiye. 30lu yaşlarında bir grup arkadaş çocukken uydurdukları ve çoktan unutmuş oldukları dünyanın sonuna dair bir takım kehanetlerin ve sembollerin “Arkadaşlık” denilen gizemli bir tarikat tarafından kullanılmakta olduğunu fark ediyorlar. Tarikatın ‘Arkadaş’ (Tomodachi) denilen lideri belli ki tüm bu kehanetleri gerçekleştirip büyük katliamlar yapmak peşinde. Zamanında bu kehanetler kitabını uydurmuş olan insanların hafızalarını zorlayıp çocukluklarına dönerek hem sıradaki kehanetin ne olduğunu hatırlayıp engellemeleri hem de çocukluk arkadaşlarından biri olduğunu düşündükleri ‘Arkadaş’ın kim olduğunu çözmeleri gerekiyor. 

Manganın adı T.Rex’in 20th century boy şarkısından geliyor. Bu o kadar mükemmel bir isim ki hem bu şarkının ve klasik rockın hikayede önemli bir yeri var hem de aya gidiş gibi, 68 kuşağı gibi 20. yüzyılın ikinci yarısına damgasını vurmuş pek çok şeye değiniliyor. Çünkü karakterler tam anlamıyla 20. yüzyıl çocukları ve onların çocukluğunu ve gençliğini 20.yy’ın gelişmeleri eşliğinde görüyoruz.

Bu mangada en çok hoşuma giden şeylerden biri karakterlerin ilk bakışta çok sıradan olması. Urasawa’nın baş karakterleri zaten genellikle pek bir olağanüstü özelliği olmayan ama çok güçlü bir adalet duygusuna sahip insanlar oluyorlar. Fakat bu sefer 20th cb’un baş karakteri Kenji bir beyin cerrahı bile değil! 30 yaşlarında, annesiyle birlikte yaşayan, müzisyen olma hayallerinden vazgeçmiş, küçük bir market işleten, para sıkıntısı çeken ve kayıplara karışan ablasının bebeğine bakan bir adamcağız. Ve bu karakter şu sıralar bütün ninjaları, samuraiları sollayarak en sevdiğim karakterler listesinde 1 numaraya oturmuş durumda. Anlatılması zor ama muhteşem bir insan bence. Kenji’nin diğer arkadaşları da son derece sıradan insanlar ama hepsi ayrı ayrı çok sempatik. Çok dürüst ve sağlam kişiliklere sahipler ama aynı zamanda çok insani zayıflıklar gösteriyorlar sanırım bu kadar sevilesi olmalarının nedeni bu. Sadece Otcho’nun epey sıradışı olduğunu söylemem lazım. Bir de tüm bu karakterlerin çocukluklarını, gençliklerini ve yaşlılıklarını görmek onlara daha fazla yakınlık duymama neden oldu. Özellikle çocukluk dönemleri süper. En çok Otcho’nun çocukluğunu sevdim. Mangalarda, filmlerde, kitaplarda hep gençlerin ön planda olması çok can sıkıcı bence ama 20th century boys çocukların ve 50 yaşındaki insanların ağır bastığı bir manga. Saçı sakalı ağarmış insanların pencerelerden uçarak girmesini görmek epey hoşuma gitti.

20th century boys’un gerçekten muhteşem bir eser olmasının nedeni konusu değil Urasawa’nın anlatım teknikleridir. Gerilim ve şaşkınlık yaratma konusunda üstüne yok. Okurken bunu nasıl başardığı üzerine epey kafa yordum, en küçük sürprizleri bile okurun bir şaşkınlık nidası koparmasını sağlayacak şekilde sunabiliyor ve neredeyse her bölümün sonunu okura vay canına, aman tanrım, wuhuuu vb. dedirtecek şekilde bitiriyor. Olayların ve bir sahneyi anlatırken karelerin sırasını nasıl koyması gerektiğini çok iyi biliyor. Arka arkaya birbirinin tekrarı olan kareler çizmekten çekinmiyor ve asla acele etmiyor. Önemli bir sırrı öğrenmiş bir karakterin şaşkın yüz ifadesini aynı açıdan ama her seferinde daha da yakınlaşarak alt alta çiziyor. Karakterin şaşırdığını anlatmak için tek bir kare yeterli ama bu şekilde gözlerim hızla sayfada kayarken kareleri sanki hareketli bir görüntüymüş gibi algılıyorum ve karakterin şaşkınlığı olduğu gibi bana da geçiyor. Kendimi bu büyüden sıyırabilirsem kimi zaman orda anlatılan gelişmenin o kadar da şok edici olmadığını fark ediyorum. İnsanları ne anlattığıyla değil, nasıl anlattığıyla geriyor.  Sinemanın hareketli görüntüler ve ses efektleriyle yarattığı etkiyi sadece panellerle yaratabiliyor hatta hareketleri beynimiz birleştirdiği ve hayal gücüne daha fazla yer bıraktığı için belki daha da etkili oluyor. Mesela bir yerde masadaki tüm kaşıkların esrarengiz bir şekilde eğrilmiş olduğunu gösterecek. Bunu insan gibi çizmek varken Urasawa napıyor? Önce küçük küçük karelerle tüm kaşıkları yakından çiziyor, hepsi birbirinin aynısı olan kaşıklar, sadece duruşları farklı ama o yine de alt alta hepsini çizip sonra da hepsini bir arada çiziyor ve bu benim gibi kendini kolay kaptıran bir okurun KAŞIKLAAAAR! gibi tepkiler vermesine neden oluyor. İlk çizdiği kareler gereksiz mi? Kesinlikle hayır.

Sadece panellerin değil çizimlerin de mükemmel olduğunu düşünüyorum. 20th century boys’tan bir önceki mangası olan Monster’da her ciltte çizimlerin ne kadar geliştiği görülebilir. Sonunda 20th century boys’da tam bir olgunluk çağına ulaşmış bence. Çok doğal yüz ifadeleri çiziyor ve bazı karakterlerine çok ilginç, karakteristik yüz hatları verebiliyor mesela yaşlı ve şişman Tayland mafyası liderinin çizgilerle dolu çok şahane bir yüzü vardı ve bütün bu çizgilerle birlikte çok güzel duran mimikler yapıyordu.

Manga 249 bölüm, bir de ardından gelen 16 bölümlük 21st century boys var. İnternette birinin bir günde hepsini bitirdiğini okumuştum. 1 gün boyunca kesintisiz okumak mümkün olmasa da uzun uzun okuyabilecek zamanınız olduğundan başlasanız iyi olabilir sonra benim gibi gece ipuçlarını birleştirip henüz açıklanmamış olayları kafanızda döndürmekten uykularınız kaçmasın.

Yetişkin bir çizgi roman/ manga-sever iseniz mutlaka okumalısınız. Hatta ayaklarımı yere vurup tepinerek okuyun! okuyun! diyorum. Bloga gelen animeyle biraz ilgisi olsa da mangayla pek ilgisi olmayan yetişkin okurlar da var sanırım. Sizi de hedef alıyorum, hatta size meydan okuyorum. 20th century boys’u okumalısınız, bunun anime ve manga sevmekle hiç alakası yok, bu bambaşka bir şey. Bunu okuduktan sonra çizgi roman ve mangayı da kitap gibi, sinema gibi hayatınızın bir parçası haline getirebilirsiniz. Resimli romanlardan korkmayın.*

 


10 Responses to “20. yüzyıl çocukları”


  1. 1 DayDreamer
    January 8, 2011 at 3:43 pm

    Adını çeşitli manga sitelerinin listelerinde de görüp, uzunca bir zamandır merak etmekte olduğum bir manga. Tek eksisi manganın uzunluğu, aslında bu mangayı seversem çok büyük bir artıya dönüşecek olsa da daha mangaya başlamamış biri için göz korkutucu olabiliyor. Neyse hazır finaller sona yaklaşıyor ve tatil yüzüme gülümsemeye başlamışken ve de senin bu meydan okuyan yazını da okumuşken, ben de mangayı bu uzun boş vaktimde okumanın hazırlıklarını yapayım en iyisi. :)

    • January 8, 2011 at 3:54 pm

      O kadar uzun değil ya, su gibi gidiyor :) tatilde okumak en güzeli ama. ben gündüzleri ders çalışıp geceleri okuyarak sanırım 1 hafta-10 günde bitirdim ne ara uyuduğumu hatırlamıyorum ^^;

  2. 3 Mei
    January 8, 2011 at 4:06 pm

    Yine yapmışsın yapacağını içten, “aman ne de olsa okumayacağım bişi bakalım içten hakkında ne yazmış” diye başladım ve yazının sonunda okumaya karar verdim :D

    • January 8, 2011 at 4:25 pm

      hahah:D sesli güldüm.

  3. January 9, 2011 at 12:06 am

    Cidden benimde çok merak ettiğim bir manga. Yakın bir dönemde okuyabilirim. Güzel incelemen için teşekkürler içten. ;)

    • January 9, 2011 at 1:52 am

      yine de manganın hakkını veren bir yazı olmadı ama bir kaç kişinin daha okumasını sağlamam bile güzel benim için :)

  4. January 9, 2011 at 3:32 am

    Shin Angyo Onshi’yi bitirmeme az kaldı ve okumak için ciddi bir şeyler seçme arayışına girmek üzereydim. Buna bir el atabilirim çünkü Naoki Urasawa’nın aynı anda iki geniş persfektifli manga yazabilme yeteneğini ve her biri için özel olarak kendilerine has karakter tasarımları ile çıkabilmesini seviyorum. Ancak yazdıkları ve genel çizim şeması her zaman japon manga çizim ve hikaye anlayışının biraz dışında oldu. Takagi çizebilseydi böyle biri olurdu Bakuman. Billy Bat’i denemek istemedim çünkü komplo teorileri ve cinayetler üzerine kurulu bir hikaye okumak bana uzak geldi.

    Öte yandan Friend adlı karakterin varlığı tek başına bende 20th Century Boys’u uzun zamandır okuma isteği uyandırıyor, neden bilmiyorum. En iyi manga diyorsan bence bu yeterli bir tetikleme olabilmeli ^^

    • January 9, 2011 at 4:06 am

      Urasawa daha iyisini yapana kadar en iyisi bu :D hayır tabii en iyi diye dayatmam doğru olmaz, zevk ve tarz meselesi sonuçta ama okuyanların çoğunun en iyilerden biri olarak gördüğünü gönül rahatlığıyla söyleyebilirim sanırım.eğer senin zevklerini az çok anlayabildiysem, sen bu mangayı sevmezsen şaşarım diyorum ^^

      hmm takagi çizebilseydi nasıl olurdu?.. bunu düşünmek ilginç olabilir. evet sanırım çizebilseydi ve canının istediğini çizseydi böyle olabilirdi. ama o calculating type bir mangaka, urasawaysa öte yandan kesinlikle tensai. bir röportajında onun sevdiği tür mangalar satmadığı için zamanında mangaka olmak istemediğini söylüyordu ama şimdi ne kadar aykırı da olsa sevdiği şeyi çizerek başarılı olmuş bir insan. takagi de bence dahi ama kendini shounen yazmaya zorlayarak yeteneğini harcıyor.

  5. February 3, 2011 at 4:13 pm

    Yakın zamanda okumayı planlıyorum.Merak ettiğim bir manga

  6. January 11, 2015 at 2:22 am

    Okumayı planladığım bir kaç manga vardı ve bu listeye daha başka bir manga eklemeyi düşünmüyordum. Fakat yazını okuyunca listemin başına ekledim bu mangayı.


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


Arşiv (adeta bir zaman tüneli)

yazı kategorileri

Yeni yazılardan haberdar olmak için mail adresini gir.

Join 263 other followers

blog istatistikleri

  • 490,153 tıklama
Personal Blogs - BlogCatalog Blog Directory

şu sıralar okuduğum

RSS icten’s Recently Watched Anime from MyAnimeList.net

RSS icten’s Recently Read Manga from MyAnimeList.net


%d bloggers like this: