19
Sep
10

Ookami-san to shichinin no nakamatachi

Bu aslında bu blogda kendine pek yer bulabilen tarzda bir anime değil çünkü bu tür serileri pek sevmiyorum ve genellikle sıkılıp yarım bırakıyorum. Ama nasıl olduysa bu seferkini bayılarak izledim. Aslında nasıl olduğuna dair bazı teorilerim var: sanırım ilk neden karakter tasarımlarını çok beğenmem ve karakterlerin saçlarına giysilerine bakmaktan zevk almam, ikincisi de Ookami ve Morino karakterlerini ve bunların romantik ilişkilerini sevmem.

Ookami-san to shichinin no nakamatachi uzun ama neyse ki kolay bir isme sahip: Kurt-san ve yedi yoldaşı. Ünlü masallara tuhaf şekillerde gönderme yapan bir seri, bu yönü çok eğlenceli olmuş bence. Örneğin tavşan ile kaplumbağa masalını tavşana benzeyen bir kız ile kaplumbağaya benzeyen bir kız arasındaki popülerlik yarışı haline getirmişler. Serinin en önemli üç karakteri de kırmızı başlıklı kız masalını oluşturuyor.

Baş karakter Ryouko’nun soyadı Ookami kurt anlamına geliyor. Bu kızın güzelliğine hayran kalmam seriyi izlemeye devam etmemde en önemli etkendir. Ucundan bağlanmış saçları çok güzel duruyor. Kıyafeti de çok güzel, özellikle yamuk duran kemeri. Kavgada kullandığı kedi şeklinde boks eldivenleri de gördüğüm en güzel aksesuarlardan biri. Serinin çizimlerinde çok hoşuma giden ayrıntılardan biri göz, daha doğrusu kirpik çizimi oldu. Göz çizgilerinin üstünde içeri ve dışarı doğru üçgen çıkıntılarda şahane bir kirpik efekti yaratmışlar. Özellikle Ookami’nin tsundere yüz ifadeleriyle çok sevimli duruyor. Ve evet tsundereleri sevdiğimi daha önce söylemiştim. Ookami’nin tavırları da hoşuma gidiyor.

Ookami’nin en yakın arkadaşı Akai Ringo (Kırmızı Elma= soyadı kırmızı, adı elma) isimli kırmızı saçlı, kırmızı pelerinli bir kız. Serinin başından beri hep bu Akai Ringo karakterinin bir pamuk prenses göndermesinde kullanılmasını beklemiş, tüm seriyi bitirince de kullanılmadığına şaşırmıştım. Şimdi yazarken jeton düştü, aslında böyle bir gönderme yapılmıştı. O an fark edememişim ^^;

Bu üçlünün son üyesi yani avcı da Morino Ryoushi. Geldiği kasabada sapanla kuş muş avlarmış, avcılığı ordan geliyor. Tuhaf bir aksanı var cümleleri sonuna -ssu ekleyerek bitiriyor. Ben bu çocuğu çok sevdim, pek kawaii idi. Çok utangaç bir insan ve bakış fobisi var, insanlar ona gözlerini diktiğinde cenin pozisyonuna geçip “bakmayın” diye ağlıyor. Karakterine çok ters düşse de Ookami’ye aşık, onun aslında hassas bir insan olmasına rağmen sürekli güçlü olmaya çalışmasına hayran. Ookami tehlikede olduğunda animenin anlatıcısı masalcı teyzenin söylediğine göre “erkek modu”na giriyor. O zaman ses tonu tamamen bambaşka oluyor. Bu konuda seiyuusunu kutlamak lazım. Bir de Ryoushi’nin koluna taktığı sapan benzeri aparat çok cool bir şey.

Bu üçü liselerinde iyilik bankası gibi çalışan bir öğrenci kulübüne üye. Bu kulüp öğrencilerin sorunlarını çözüyor ve karşılığında bir kereye mahsus kulübe yardım etme sözü alıyorlar. Böylece bankada biriken yardım sözlerini kullanarak daha fazla öğrenciye yardım edebiliyorlar. Oldukça yaratıcı bir sistem.

Serideki ecchi kullanımını acayip başarılı buldum. Göze batmıyor, sinir bozmuyor, her seferinde güldüren esprilerle çok iyi harmanlanmış. Zaten ecchi esprileri, animelerdeki aşırı ecchi kullanımını eleştirir gibi koymuşlar. Tabii eleştiri bahane. Ben zaten ecchi yapmayın demiyorum, yine yapın ama çaktırmadan yapın. İşte Ookami-san en güzel örneği.

Yukarıda masalcı teyze dediğim şey serinin en sinir bozucu ve gereksiz yanıydı. Sürekli yaşlı kadın tonlamasıyla biri zaten izlemekte olduğumuz şeyleri masal anlatır gibi anlatıyor. Karakterlerle aynı anda konuştuğunda gerçekten çekilmez oluyordu. Hem alt yazıları okuyup hem Japoncasını anlamaya çalışan izleyiciye kısa deve yaptırabilir.

Serideki yan karakter de birbirinden güzeldi. Erkeklere pek özenmemişler ama kızların saç ve kıyafet çizimleri çok hoştu. Beğenmediğim örnekleriyle karşılaşa karşılaşa rengarenk çizimlerin kullanıldığı animeleri sevmez olmuştum, neyse ki Ookami-san istisna oldu.


8 Responses to “Ookami-san to shichinin no nakamatachi”


  1. September 19, 2010 at 9:17 pm

    To Aru Majutsu no İndex ve Toaru Kagaku no Railgun’ın Kuroko’sunun sesini (eğer bu bahsettiğim iki animeyi izlemişsen) her defasında Ookami’yi izlerken yaşlı nineden duyduğumda daha çekilmez oluyor. Çünkü sırf bu yüzden gözümün önüne bir yaşlı nine değil bir yuri geliyor. Çok kendisine has bir ses o. Yazılar ve narrator’un iç içe geçmesi de en büyük hatası gerçekten. Kısa bir anime olacak Ookami-san, zaman geçirmek için izlediğim (ve sevdiğim) şeylerden oldu bu yaz sezonu.

    Senin pek sevdiğim Bakuman başlayacak yakında, bence o da en az bu kadar renkli olacaktır gibi geliyor bana.

    • September 19, 2010 at 11:55 pm

      hmm bakuman renkli olur mu ki? hiç düşünmedim. ama göz zevkime epey hitap edeceğini sanıyorum çünkü takeshi obata’nın karakter tasarımları çok hoş oluyor, kıyafetlere filan da (erkeklerinkiler dahil olmak üzere) epey dikkat ediyor. çok heyecanlıyım ya bakuman konusunda^^

      Bu yaz başladığım serileri hep ilk bölümlerde sıkılıp bıraktım ama ookamisan farklı oldu. onu da senin blogunda görüp izlemeye karar vermiştim galiba yoksa yaklaşmazdım.

      • September 20, 2010 at 2:16 am

        Shounen ah-ah. Almayayım diyerek, ilk bölümünde bıraktım. Favori mangamın yeni cildinin kapağında yazdığı gibi bu manga “dostluk, çaba ve mücadele” hakkında değil, burayı shounen jump mı sandınız? Anime-Mangaya bakış açım böyle. Hani hiç mi shounen izlemedim evet izledim. Death Note’u severek, HotD in mangasını bayılarak, Mecha animelerini gözümü kırpmadan, Captain Tsubasa’yı koltuğa sarılarak falan. Ama Captain Tsubasa dışındakiler bayağı iyiydi, bence pek shounen de sayılmazdı. Neyse bu ookami yi neden sevmediğimle ilgiliydi. Bu yaz ki animelerle ilgili Seikimatsu Occult Gakuin, çizimleriyle iyi, senaryosuyla kötüydü ki, son ana gelip olaylar hızlıca gelişene kadar. Şimdi dönüp baktığımda bayağı sevdiğimi anladım. Bir de Mitsudomoe var tabi ki, Hanamaru Youchien’in adult versiyonu gibi, çok sevdim bayıldım. Gülmekten yarıldığım bölümler öyle fazlaydı ki kesinlikle izlemem gerekiyordu izledim.

        Tavsiye ederim, hem occult gakuin hem de Mitsudomoe, boş zaman geçirmek adına başarılı animeler. Benim gibi klasik zombi ve vampir ve kurtadam kültü sevenlerdenseniz HotD de oldukça başarılı, ama yeni nesil güneşte parlıyoruz, o yüzden çıkmıyoruz diyenlerdenseniz sevmeyeceksiniz, çünkü o zombiler ÇİRKİN. Yaklaşmayın pek yanına o yüzden.

        • September 20, 2010 at 2:33 am

          highschool of the dead’den nefret ettim, o saçma sapan ecchi sahnelerine, panty shotlara katlanamayarak bıraktım. halbuki o ecchi sahneleri bu kadar alakasız ve seyirciyi aptal yerine koyarak yapmasalardı çok severek izleyebilirdim. occult gakuin’i de ilk bölümden bıraktım.

          bu arada hangi mangaymış o burayı shounen jump mı sandınız diye yazan? :D

  2. 5 DayDreamer
    September 22, 2010 at 2:48 am

    Animeyi bir bölüm izledikten sonra konusu çok hafif geldiğinden bıraktım. Yazıyı okuduktan sonra da bir pişmanlık duymadım. Beğendiğim tarzda değilmiş.
    Lakin seninde belirttiğin gibi ana roldeki hatunun kıyafetleri gerçekten hayran kalınası. :D

  3. September 23, 2010 at 9:52 am

    Manganın adını vermemeyi tercih ederim. Gerçekten çok kısıtlı bir kitleye hitap ettiğinden. Ama manga hakkında Sade onu kabuslarında görmemiştir diyebilirim. Shounen Jump’a laf sokmakta haklı adam, çünkü shounen jump gibi güvenli sularda değil, canavarlarla dolu okyanuslarda yüzüyor.

  4. 7 Ebruşko
    September 14, 2011 at 9:40 am

    Arkadaşlar Merhaba,

    Yakın bir zamanda gençler tarafından çok sevilen MANGA-DEATH NOTE’un ilk dört cildi birden Akılçelen Kitaplar tarafından Türkçe versiyonuyla piyasaya sürülecek.
    Kitap hakkındaki gelişmelerle ilgili gelecek günlerde sizleri bilgilendirmeye devam edeceğim.
    Daha fazla bilgi edinmek isteyenler için yayınevinin facebook sayfası:

    http://www.facebook.com/group.php?gid=61221519602#!/arkadasyayinlari

    Tekrar görüşene kadar esen kalın….

    • September 14, 2011 at 10:34 am

      hayır arkadaşım bizi bilgilendirmeye burdan devam etmiyorsun! blogun death notela tamamen alakasız bir sayfasına reklamlarını bırakıp, bunun heyecanla karşılanacağını bekliyorlar :/


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


Arşiv (adeta bir zaman tüneli)

yazı kategorileri

Yeni yazılardan haberdar olmak için mail adresini gir.

Join 263 other followers

blog istatistikleri

  • 490,153 tıklama
Personal Blogs - BlogCatalog Blog Directory

şu sıralar okuduğum

RSS icten’s Recently Watched Anime from MyAnimeList.net

RSS icten’s Recently Read Manga from MyAnimeList.net


%d bloggers like this: