22
Aug
10

The Three Laws Of Robotics

Nihayet Asimov’un hemen hemen her robot konulu bilim kurgu eserinde atıfta bulunulan ünlü robot kanunlarını ilk ortaya çıktığı Ben, Robot kitabını okuyabildim. Asimov ortaya attığı 3 robot kanununun pratikte nasıl işleyeceğine dair 9 kısa hikaye anlatıyor. Hikayeleri bir röportaj sırasında robot psikoloğu Dr. Susan Calvin’den dinliyoruz ve tüm hikayeler birleşince robot tarihinin kısa bir özetini oluşturuyorlar. Maalesef ki bu dahiyane eser piyasada yok. Şansınızı zorlarsanız belki sahaflarda eski bir Türkçe baskısını bulabilirsiniz. En iyisi benim gibi yapın ve İngilizce kitap satan yerlere sorun. Muhtemelen size kapağında Will Smith olan yeni baskısını vereceklerdir :D

Bu arada I. Robot filminin kitapla alakası yok yalnızca kitap boyunca Asimov’un yaptığı gibi robot kanunları üzerinden mantık yürütmüşler. Zaten film Asimov hayranlarınca pek beğenilmedi. Açıkçası ben filmi beğenmiştim, hem Will Smith’i sevmeyen ölsün bence.

3 Robot kanunu

1. A robot may not injure a human being or, through inaction, allow a human being to come to harm. (Bir robot bir insanı incitemez, ya da dolaylı yoldan bir insana zarar gelmesine izin veremez.)

2. A robot must obey any orders given to it by human beings, except where such orders would conflict with the First Law. (Bir robot ona insanlar tarafından verilen tüm emirlere uymalıdır, bu emirlerin ilk kanunla çeliştiği durumlar hariç.)

3. A robot must protect its own existence as long as such protection does not conflict with the First or Second Law. (Bir robot kendi varlığını korumalıdır, bu koruma 1. ve 2. kanunlarla çelişmediği sürece.)

Kitapta beni en çok etkileyen şey robot kanunlarında nasıl matematiksel bir zarafet olduğunu anlamam oldu. Önce gelen kanunlar sonrakilere göre daha kuvvetli, bu da çelişkili durumlarda hangi kanunun uygulanması gerektiğini belirliyor fakat bazı durumlarda robot çelişkinin içine hapsolabiliyor ya da kendi ürettiği bir mantıkla paradokstan kurtuluyor ama bu genellikle robotun sarhoş ya da delirmiş gibi davranmasına yok açıyor. Robot psikologları da ellerindeki kısa ve öz 3 kanunu düşünerek robotların neden kafayı yediklerini çözüyorlar. Hikayeler çoğunlukla robotlara karşı oynanan satranç hissi uyandırıyor.

“… so you can’t tell them; but if you don’t, you hurt, so you must; but if you do, you hurt, so you musn’t; but if you don’t, you hurt, so you must; but if you do, you…”

Robotların kendilerine özgü düşünce yapıları geliştirebiliyor bu yüzden farklı çelişkilere hapsolabiliyorlar, ya da bunları farklı ve beklenmedik şekillerde aşabiliyorlar, hatta robot kanunlarına farklı yorum getirmeleri bile mümkün. Bu konuda en ilginç vaka “Yalancı!” isimli hikayedeki zihin okuyabilen robottu. Çevredeki robot uzmanlarının olayın farkına varması epey zamanlarını aldı ama bu robot en başından beri 1. kanundaki “zarar verme” sözünü duygusal zarar, kalp kırma olarak yorumluyordu. Bu yüzden (yalan söylemeyi yasaklayan bir kanun da bulunmadığı için) insanların beyin dalgalarını okuyup, sürekli onları üzmeyecek cevapları veriyordu. Cevap vermesinin de vermemesinin de insanlara zarar vereceği bir durumla karşılaşması robotun kafayı yemesine neden oldu. Robotun yalanları yüzünden çok büyük bir hayal kırıklığı yaşamış olan Dr. Calvin robotun yaşadığı çelişkinin üstüne giderek zavallının delirerek ölmesini (ya da bozulmasını) sağladı. Bu kitap boyunca Susan Calvin’in mantıksız davrandığı tek zamandı, sanırım Asimov kalbi kırılan bir kadının şeytanileşebileceğine inanmış.

– I myself, exist, because i think.

– Oh, Jupiter, a robot Descartes!

En sevdiğim hikaye kendi varoluş nedenini ve evreni açıklamak için kendine bir din uyduran robotu anlatan “Reason” oldu. Özellikle ateistlerin bunu okurken epey eğleneceğinden eminim çünkü robot gerçekten de tartıştığımız dindarlar gibi davranıyor, her türlü bilimsel kanıtı kendi tuhaf mantığıyla reddediyor. Bir uzay istasyonunda ilk çalıştırıldığı andan itibaren karşısındaki insanların ona anlattığı her şeyi kendince çürütüp, “Siz benden zayıfsınız bu yüzden beni yaratmış olamazsınız. İzninizle neden burda olduğumu kendim keşfedeceğim” deyip gidiyor. Sonra Descartes’la aynı düşünce yolunu izleyerek önce kendi varlığını daha sonra kendisini hizmet etmesi için yaratmış daha üstün bir “master”ın varlığını kanıtlıyor. Hatta Dünya diye bir yerin ve insanlık diye bir şeyin olmadığını bile kendince kanıtlıyor. Robotun sunulan her türlü kanıta rağmen Tanrı saplantısından çıkmayı reddetmesi, zavallı robot uzmanlarını çileden çıkarırken benim de “Bunlar bana bir yerden tanıdık geliyor ya” diye epey gülmemi sağladı.

-They are against the Machine?

-They would be against mathematics or against the art of writing if they had lived at the appropriate time.

Hikayelerin çoğu uzay istasyonlarında ya da yeraltı kaynaklarından yararlanılan gezegenlerde geçiyor çünkü insanların önyargıları uzun bir süre robotların dünyada kullanılmasını engellemiş. Robotların kullanım alanlarının genişlemesine şiddetle karşı çıkan muhafazakar örgütler var. Tüm tepkilerin arka planında insanların kendini beğenmişliği ve robotların daha üstün olması ihtimalinin yarattığı korku var. Susan Calvin robotların gerçekten de insanlardan daha iyi bir tür olduğuna inanıyor. Hatta robotların insanlarla mahvoluşları arasında durduğunu düşünüyor. Susan Calvin’e göre robotların çaktırmadan insanlığın geleceği hakkında karar vermesinin hiçbir mahsuru yok. 3 kanun yerinde durduğu sürece Susan’ın robotlara güveni tam. Zaten robotlarla ilgili sorunların çoğu robot kanunlarında değişiklik yapılmasından kaynaklanıyor. “Reason” hikayesinde kendini peygamber sanmaya başlayan robot bile varlığına inanmadığı Dünya’ya zarar gelmesini engellemişti, çünkü 1. kanunu delip geçmesi mümkün değil.

Bence Asimov inanılmaz bir hayal gücüne sahip. Hikayelerden birinde Susan Calvin 1. kanundaki “dolaylı yoldan zarar gelmesine izin veremez” hükmünün çıkarılmasının robotların dolaylı yoldan cinayet işlemesine yol açabileceğini şöyle bir örnekle anlatıyordu: Robot bir insanın üstüne yüksekten ağır bir yük bırakabilir. Yükü zamanında yakalayacak güce ve hıza sahip olduğunu bildiği sürece bu değiştirilmiş (yani yalnızca “robot insana zarar veremez” haline indirgenmiş) 1. kanunla çelişmez. Fakat yükü bıraktıktan sonra düşme eylemine yol açan kendisi değil yer çekimi oluyor. Bu noktada kanunun devamındaki cümle çıkarıldığı için yükü yakalamak için hiçbir zorunluluğu yok. Bu şekilde insan öldürebilir! Bu açıklamayı okuduğumda bu çılgın hayal gücü karşısında ağlamak istedim. Ve kitap bunun gibi “nerden aklına geldi be adam?!” dedirten ayrıntılarla dolu.


2 Responses to “The Three Laws Of Robotics”


  1. August 22, 2010 at 3:49 pm

    Yalan söyleme özgürlüğünü düşünmüş olmasına rağmen neden kanunlarda kondurmadığını sonsuza kadar merak edeceğim. Kendimce birkaç varsayım yaptıysam da hiç birinin onun aklından geçen(ler) olduğunu sanmıyorum. Üstün bir hikayeci ve harika bir hayalci. Kitabın türkçe baskısı için (ki altınkitaplar haklarını elinde bulundurur) tüm internet satış sitelerinde “tükendi” ibaresi görünür ama bugüne kadar hiç satmışlar mıdır bir muamma. Ancak türkçe baskının bazı zamanlar orijinaline üstün bir yanı olduğunu düşündüğüm oldu (biliyorum aptalca ama sadece birkaç kısım için) çünkü “art of writing” için “kaligrafi” çevirisinde bulunmuştu Gönül Suveren. Bu ve bunun gibi ince detaylar güzel türkçe basımda.

    • August 22, 2010 at 4:13 pm

      bence allahın hakkı 3tür demiş :P gerçi sonradan 0. kanun ortaya çıkıyor.bence yalan söyleme ilk 3 kanun kadar hayati önem taşımıyor. kanunlar insan hayatı, robotun hayatı ve robotun varlık nedeni gibi çok temel şeyleri güvence altına alıyor. yalan söyleme bunlardan sonra anca 4. hatta 5. kanun olur. onu ekledikten sonra bir sürü ahlaki kural da yüklenebilir robota. eh olayın zarafeti gidiyor yaw :3


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


Arşiv (adeta bir zaman tüneli)

yazı kategorileri

Yeni yazılardan haberdar olmak için mail adresini gir.

Join 263 other followers

blog istatistikleri

  • 489,823 tıklama
Personal Blogs - BlogCatalog Blog Directory

şu sıralar okuduğum

RSS icten’s Recently Watched Anime from MyAnimeList.net

RSS icten’s Recently Read Manga from MyAnimeList.net


%d bloggers like this: