13
Jun
10

her şeyi tek sisteme bağlarsan çöker tabii!

geçenlerde hakkında hiçbir şey bilmediğim bir film izledim arkadaşımla. önceden konusunu araştırdığım ya da merak etmekte olduğum bir film değildi. boş zamanımız vardı ve izleyelim dedik. tamamen bir tabula rasa ile kucak açtığımız bu film bizi çok etkiledi. kesin onlar da güzeldir diye yönetmenin diğer filmlerine bakmaya karar verdik. ve şok! film the girl who leapt though time’ın yönetmeni mamoru hosoda’ya aitmiş. (sasuga mamoru :P) çok iddialıyım zamanda sıçrayan kızı beğenenler bu yazıda söz edeceğim summer wars’a bayılacaklar.

summer wars’da sanal bir oz dünyasından bahsediliyor. internet yerine oz sistemi kullanılıyor ve cep telefonları, trafik ışıkları, oyunlar, borsa hatta uydular bile bu sisteme bağlı. herkes oz üzerinde tek hesap ve tek avatarla var oluyor. matematikte çok iyi olan hatta matematik olimpiyatlarına katılan lise öğrencisi kenji bir gece cep telefonuna gelen matematiksel kodu çözüp gönderir ve ertesi gün bu çözdüğü kod nedeniyle oz sisteminin hacklenmiş olduğunu öğrenir. dünyadaki hemen hemen her şeyin bağlı olduğu oz sisteminin çökmesi büyük bir kaosa yol açar.

kenji bu sıralarda okulun en güzel kızı ve kenji’nin sempai’si olan natsuki’nin ailesinin yanında misafirdir. çünkü natsuki, kenji’yi, üniversitede okuyan erkek arkadaşı olarak ailesine tanıtmıştır. filmin bu kısımları bizi bilim kurgudan çıkarıp sıcak bir aile ortamına çekiyor. filmi izleyip de natsuki’nin ailesinin (sülalesinin) biraz fazla türkiyeli göründüğünü düşünmeyen var mıdır merak ediyorum. göbekli, geveze amcalar; mutfakta koşturan gelinler, kızlar; bir sürü çoluk çocuk ve biraz otoriter ama sevimli büyükanne… hem çok tanıdık hem de çok eğlenceli bir aile. her ne kadar sofradaki gürültü patırtılarından belli etmeseler de onlar köklü bir japon ailesi ve oz’u hackleyen love machine isimli programı alt etmek de önemli mevkilerde çalışan aile fertlerine ve kenji’nin matematik dehasına kalıyor.

bence zamanda sıçrayan kız’la karşılaştırınca bu filmin en önemli artılarından biri zaman yolculuğuna göre daha özgün bir konu sunması. ben oz sistemini çok beğendim ve bugünkü internetin oz’a benzer bir hale evrilebileceğini düşünüyorum. anime ve mangalarda illaki kullanılan bir teknik vardır: frp içinde ya da bir forum sitesinde geçen sahneler karakterler gerçekten de o sanal dünyanın içinde hareket ediyormuş gibi gösterilir. burda da karakterleri avatarlarının görünümünde oz’a ışınlanmış gibi görüyoruz ve bence bu filmi çok daha zevkle seyredilir hale getiriyor.

yine önceki filme göre başka bir artısı karakter bolluğu. zamanda sıçrayan kız tek bir karakterin etrafında dönüyordu ve hikayenin gidişatını etkileyen tek bir yan karakter vardı ama bu filmin daha kompleks bir yapısı var. filmin en güzel kısmı tüm bu bıcır bıcır karakterlerin koi-koi denilen bir oyunla love machine’i yenmek için cep telefonları ve bilgisayarlarıyla bir araya gelmeleriydi.

bir yandan gerçek dünyadaki karakterlerle güldüren diğer yandan sanal dünyadaki mücadeleyle heyecanlandıran bir film. İyi ki izlemişim.


4 Responses to “her şeyi tek sisteme bağlarsan çöker tabii!”


  1. June 23, 2010 at 4:20 pm

    Bu benim izlediğim en iyi anime filmlerinden biri. İlk nete düştüğünde üzerine atladım ve izlemeye doyamadım. Tekrar tekrar izlenebilecek ve kaçan tatlı ayrıntılar görüldükçe daha da sevilebilecek bir film. King Kazuma karakterinin eskiden win95 döneminde oynadığım jazz jackrabbit oyunundaki Jazz’a benzediğini düşündüm ilk. Filmin sonlarına doğru rare item alan Natsuki avatarı da muhteşemdi (sailor moon göndermesi?)

    Kısacası bu film muhteşem. Hakkında kötü tek kelime edemem, edilirse makul karşılamayabilir ve kişisel hakaret mertebesine getirebilirim >.<

    *Ben Summer Wars'ı bloglamayı çok istedim, hakkında düşündüklerim, sevdiğim kareler vb. Ancak başkalarının bunu izlemesini istemedim, kıskandım, överek gaza getirmek istemedim milleti. İlk kez oluyor böyle bir şey. Belki aynısını biraz Garden of Sinners için yaşadım ama bu kadar şiddetli değildi.

    **Ayrıca o nasıl bir ailedir öyle! Öyle bir ailem olsa sırtım yere gelmez.

    • June 23, 2010 at 10:14 pm

      anlıyorum sanırım o kıskançlığı. bende de “şimdi izleyenler buna benim gibi değer vermeyecek” çekincesi ve “bu anime daha fazla insan tarafından takdir edilmeyi hak ediyor” düşüncesi oluyor. ama bu çelişkide hep ikinci düşünce ağır basıyor ki yazıyorum :)

  2. July 27, 2015 at 5:59 pm

    Mamoru Hosoda yazısı istedim şu vidyodan sonra <3

    • July 27, 2015 at 6:00 pm

      link yanlış, şu olacak https://youtu.be/pdSKot0psNg


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


Arşiv (adeta bir zaman tüneli)

yazı kategorileri

Yeni yazılardan haberdar olmak için mail adresini gir.

Join 263 other followers

blog istatistikleri

  • 489,823 tıklama
Personal Blogs - BlogCatalog Blog Directory

şu sıralar okuduğum

RSS icten’s Recently Watched Anime from MyAnimeList.net

RSS icten’s Recently Read Manga from MyAnimeList.net


%d bloggers like this: