12
Jun
09

nana’yı sevdim… ama neden?..

kardeşim mangasını okuyormuş. ben de merak ettim izleyeyim dedim. sevmezsin çok shojo, dedi. niyeymiş ya dedim, ben de kız değil miyim?

ikisinin de adı nana olan iki kızın hikayesi, biri punkçı süper bir şey, diğeri gerçek hayatta köşe bucak kaçtığım sevgi pıtırcığı kız tipi. neyse izlemeye başladım, daha ilk bölümün yarısına gelmiştim ki bayılacaktım, bu kadar mı sıkıcı olur bir anime. kardeşim bunun nesini seviyormuş, bu ne ya! dedim. ama punkçı kız ilgimi çekmişti dur bakalım en azından bölümün sonuna kadar izleyeyim diye düşündüm.

sonra bölümün sonunda bir şey oldu! kızlar tesadüfen karşılaşıp tokyo’da birlikte ev tutmaya karar verdiler. ben de bir arkadaşımla eve çıkma çabası ve bir türlü ev bulamama çilesi içinde olduğum için benim kafamda şimşekler çaktı. kızların bu kadar ucuza bu kadar güzel bir ev tutabilmelerine bi sevindim, bi sevindim, sanki kendim ev tutmuşum gibi geldi. (bkz: hayatın gerçeklerinden kaçıp animeye sığınmak) kafam bir yandan ev tutarsak nasıl eşya alırız, kaça patlar derdiyle meşgul olduğundan kızların evi nasıl döşediklerini de görmek zorundaydım. böylece ikinci bölümü de izlemeye başladım. işte ben o gece sabaha kadar 10 bölüm izlemişim (izlemişim haberim yok).

ertesi gün söyleyince kardeşim benimle dalga geçti, izlediğine inanamıyorum diye. niye ki güzeldi aslında? tamam, köpek yavrusu gibi hareket etmesi nedeniyle punk nana’nın hachi adını taktığı diğer kızın hikayesi baydıkça bayıyor, ne zaman onun mızmızlanmalarını, erkek arkadaşıyla sorunlarını filan anlatmaya başlasalar içime daral geliyor. ama öbür nana’nın hikayesi süper. müzik grubu, grubundaki diğer üyeler, sahneye çıkmaları, şarkı bestelemeleri ve hatta sex pistols’tan sid vicious’a benzeyen eski erkek arkadaşı bile şahane.

aynı zamanda nana’nın grubu BLAST’ın şarkısı olan açılış müziğinden japonca ve ingilizce sözleri anlamsız bir şekilde birbirine sokmaları nedeniyle nefret etmiştim önce. ama gruba bass gitarist aldıkları bölümde çok güzel çaldılar, onu da sevdim sonunda. özellikle bassçı çok iyi çalıyordu sanki, vay be dedim izlerken. yani pek anlamam ama iyidir herhalde.

neyse nana’lar güzel evlerine yerleştiler, mutlu mesut yaşamaya başladılar, ben hala evsizim (kızları mı izlemişim evi mi izlemişim belli değil ha.)


11 Responses to “nana’yı sevdim… ama neden?..”


  1. June 12, 2009 at 10:44 pm

    ictenchan kaliteyi severim .süper.eline sağlık.

  2. June 13, 2009 at 6:01 am

    Demek Nana izlemeye başladın! :D Sadece 10 bölümle kalma içtencim. 13. bölümü izle ve biraz dramatikleş… Her türlü hakaretide edebilirsin izledikten sonra tabi… :P 20. bölüm itibariyle de hikaye farklı bir seyre girecek. İyice içine çekileceksin. Nana bir tanedir ya… :D

    • 3 icten-chan
      June 15, 2009 at 1:48 am

      25. bölümü izledim ve an itibariyle konuk oyuncu olarak diziye katılıp hachi’yi pataklamak istiyorum. nobu bunu haketmiyor bence. biraz daha izleyeyim bakalım nolacak.

  3. June 14, 2009 at 7:31 pm

    Benim hakkaten icten arkadaşım bloguma bi bak sana bir ödülüm var.seni çok seven kardeşin afacanveled:)

  4. June 19, 2009 at 2:24 am

    “bleach” nasıl?

  5. 6 icten-chan
    June 19, 2009 at 3:12 pm

    ya açıkçası ben bleach’i pek sevmiyorum. ama muhtemelen bu tamamen benim zevksizliğim çünkü çok beğeniliyor. hem mangasına hem animesine biraz baktım ama öte dünya inancım 0 olduğundan belki de konu beni sarmadı. bir takım şinigamiler (ölüm melekleri) kimono ve katanalarla etrafta dolaşıp kötü ruhları yok etmeye ve iyi ruhları güvenli bir şekilde ruhlar diyarına götürmeye filan çalışıyorlar. baş karakter olan lise öğrencisi bir kaza sonucu part-time şinigami olmak zorunda kalıyor falan filan…

  6. June 19, 2009 at 11:52 pm

    ben yeni yeni anime izlemeye başladım. (çok eskilerdeki tsubasa, benjamin, heidi vs saymazsak) son zamanlarda da -anime olup olmadığına emin değilim ama- avatar, tonari no totoro, bi de yine miyazaki’den -bunu pek beğenmedim- tales from earthsea’yi izledim, kitabı gibi güzel değildi. senin yazdıklarını böyle dört gözle bekliyorum ki gereksiz ya da kötü olan örnekleri başlarda izleyip de soğumayım :D

  7. 8 icten-chan
    June 20, 2009 at 12:24 am

    avatar anime değil, tales of earthsea de miyazaki’nin oğlu tarafından çekildi, soyada bakıp yanılma:D miyazaki’den spirited away ve howl’s moving castle çok güzel. bleach’i de birkaç bölüm izleyip kendin karar ver istersen, ben seni yanıltmış olmayayım çünkü bleach konusunda genel kanıdan sapma gösteriyorum sanırım. bir de herkes çok popüler oldu, cılkı çıktı diye anlamsız bir tepki duyuyor ama bence death note’un yeri ayrıdır, onu da tavsiye ederim.

  8. 9 devilhunter
    June 30, 2009 at 11:12 pm

    anime arayanlar one piece izlesinler

  9. 10 devilhunter
    June 30, 2009 at 11:33 pm

    ayrıca içten bleach i shinigamiler fln öbür dünya inancın olmadığından seviyorum demişsin ancak death note tada shinigamiler ve öbür dünya var bu biraz çelişkili değilmi

    • 11 içten
      July 1, 2009 at 11:21 am

      haklısın. neden sevmediğimi bilmiyorum yalnızca belki böyle olabilir diye akıl yürüttüm. yalnız death note’da ölenlerin nereye gittiğini görmüyoruz ama bleach’te sürekli bir öbür taraf muhabbeti var, belki beni rahatsız eden budur.


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s


Arşiv (adeta bir zaman tüneli)

yazı kategorileri

Yeni yazılardan haberdar olmak için mail adresini gir.

Join 263 other followers

blog istatistikleri

  • 490,153 tıklama
Personal Blogs - BlogCatalog Blog Directory

şu sıralar okuduğum

RSS icten’s Recently Watched Anime from MyAnimeList.net

RSS icten’s Recently Read Manga from MyAnimeList.net


%d bloggers like this: